Zorlayıcı filmler
53 replies · 2,831 views
birinci filmde "aşk" kavramıyla ilgili hiç bir "şey"e rastlamamam filmin belkide en ilginç özelliğiydi.klasik hikaye anlatımı,karakterle özdeşleşmeyi filan bi kenara bırakıyorum,filmde ne anlatılmak isteniyodu(birşey anlatılmak isteniyosa),film nerde geçiyodu,değişik kişilikler arasında bir ilişki varmıydı,bu soruları sormam mantıklımı gibi bir sürü soruyu havada bırakan bir anti-sinema örneğiydi(yoksa değilmiydi?)
ardı arkası kesilmeyen ölüm ölüm ölüm
john alan schwartz-faces of death serisi tam anlamıyla zorlayıcıdır .. Adı üstünde bu seri çeşitli ölüm şekillerini gösteren belgesellerden oluşuyor.Ama serinin ilginç tarafı,gösterilen kimi işkence ve ölümlerin belgesel için gerçekten yapılması..Bu yüzden bu seri 46 ülkede yasaklanmış..
ikinci olarak Pasolini'nin Salo 'sunu zorlayıcı buluyorum,daha doğrusu filmdeki ''bok çemberi'' bölümünü..Bu bölümde asıl zorlanan mide oluyo..
Her ne kadar zorlayıcı olsa da Salo'nun kesinlikle izlenmesi gereken bi eser olduğunu düşünüyorum..Derin bir kritikle,bu filmin can alıcı ve unutulmaz göstergelerini görebilmek mümkün..Ama bir iki kereden fazla izlemek sakıncalı oluyo,bi arkadaşım bunu yapmıştı..Bi dönem gerçekten çıldırmak üzereydi!
Üçünçü olarak Gus Van Sant'in Gerry'sini ve Elephant'ını izlerken oldukça zorlanıyorum..Uzun takip sekanslarından ve bitmek bilmeyen suskunluktan dolayı..Bu Gus Van Sant'ın sinemasını özgün kılıyor, ama zaman zaman rahatsız edici olduğunu itiraf etmeliyim.
Mesela Gerry'deki 4 dakikalık yürüme sahnesi..Filmin ''içine'' girmediğiniz sürece,o uzun yürüyüş ve suskunluk pek bir şey ifade etmiyor..Ve sanırım bu yüzden Sant oyuncularını titizlikle seçip,seyirciyi görebilen ve hissetirebilen oyuncuları seçiyor..Ama daha iyileri olabilirdi..
Tarkovsky'nin tüm filmleri de girebilir bu listeye..
Last edited: Sep 16, 2004, 05:28 PM (1)
-gigli
-harry potter serisi
-pokemon serisi
-maid in manhattan
-matrix:revolutions
-dreamcatcher
çok zorladı bu filmler beni aklı olan fazla izlemesin
keşke kötü filmler diye bi başlığa yazsan bunları da topicin bi anlamı olsa.
en yakınlardan funny games'i perdede izlemek bambaşka bi rahatsız olma şekliymiş onu anladım.
godard'ın aşka övgü'sü sağlam bi darbe olmuştu, kız arkadaşımla ilk randevu için:)
mide isteyen filmler beni çok rahatsız etmez de işte böle film anlatısındaki aşırılıkları daha zor geliyor izlemesi. funny games'e lafım yok tabi, "that's the point!"
Zorlayıcı Filmler
Bir de "The Tin Drum" var, '79 Alman yapımı. Ses gücüyle camları kırabilen çığırtkan bir çocuk hakkında, Kedi Felix gibi yani. Ben bu filme 40 dakika dayanabildim, filmdeki çocuğun sesi bana DAYANILMAZ gelmişti. Irreversible ve Salo'yu da izledim, fakat bu filmlerde dayanılmaz olanlar görseldir, yani kafanı iki dakika yana çevirebilir, başka birşey düşünebilir, cep telefonundan gelen kutusuna bakıp nostalji yaşayabilirsiniz, fakat "The Tin Drum" da kaçışınız yok. Çocuk çığırdı mı beyin damarlarınız irileşiyor :x
Tabi ben burada olayın tahammül boyutuyla ilgileniyorum, yoksa Lynch'i ve Tarkovsky'i(ve daha nicelerini) ayrı değerlendirmek lazım...
bence filmin zorlayıcılık öğeleri şiddet tecavüz kafa ezme olmamalı
bi film senin bilinçaltına girebiliyorsa kafanda düşündüğün ama anlam weremediğin olayları bir film sana neden sonuç ilişkisi içinde werebiliyorsa bu zorlayıcı birfilmdir.bence
beni en çok zorlayan filmler tarkovsky ve freud desteklı hittcock flmleriidir
tarkovsky nın kafasında kurguladığı ama çekemediği kısa film senaryoları
beni çok zorlamıştır (tabi uzun metrajlı filmleride)
Ben de Salo var,vcd olarak, ama şu an yurtta, bir hafta beklersen sana kopyalayabilirim...Bu arada '32 yapımı "Freaks,The" i es geçmemek lazım...
beni en çok zorlayan filmlerden biri hıtchcock'un "birds" filmidir....
....yönetmenin kurtardığı bir film....oyuncular çok yetersiz....
ama o kadar sınırlı efekt teknolojini içinde sen o kadar kuşu nasıl yarattın ve dönemine göre nasıl bu kadar gerçekçi yaratmayı başardın dedim içimden....
beni zorlama nedeni de benim kuş fobim var:(ve gerçekten izlerken çok korktum....ama başyapıt başyapıttır diyerek kendimi zorladım ve izledim....tabii pişman değil ama bazı sahneleri hatırladıkça gerçekten tüylerim diken diken oluyo
You need to log in to post a reply.