seinfeld
70 replies · 1,436 views
kramerın jerrye çektirdiklerinden bi bukle:
Postane Jerrynin yeni müziksetinin zararını öder miydi diye tartışırlarken:
Kramer : It's just a write off for them.
Jerry : How is it a write off?
Kramer : They just write it off.
Jerry : Write it off what?
Kramer : Jerry all these big companies they write off everything.
Jerry : You don't even know what a write off is.
Kramer : Do you?
Jerry : No. I don't.
Kramer : But they do and they are the ones writing it off.
Jerry : I wish I just had the last twenty seconds of my life back.
bi başkası:
-jerry: Ah, you're crazy.
-kramer: Am I? Or am I so sane that you just blew your mind?!
-j: It's impossible!
-k: Is it? Or is it so possible that your head is spinning
like a top?!
-j: It can't be.
-k: Can it? Or is your entire world just crashing down all
around you?
-j: Alright, that's enough.
bi de aklıma bi sahne geldi, georgeun annesi hastnededir, ziyarete gelen georgeun aklı başka yerlerdedir, annesi sürekli sızlanmaktadır, çok aç olduğunu söyleyince george elindeki ufak şekerlerden fırlatır annesinin yatağına. bu sahne senaryoda yokmuş,jason alexander öyle bişey yapıvermiş.
bi de aynı sahnede georgeun yan yatakta perdeler kapalıyken içerdekilerin münasebetini -hani hemşire geliyodu heralde, 2si de çok güzeldi kadınların, yatan kadın üstünü çıkarıyodu vs... - dinleyerek, annesi bi yandan konuşup dururken, onları trans halinde seyredişini, o yüz ifadesini düşündükçe aklım fırtıyo.
georgetan replikler:
" o kadar psikosomatiğim ki, bunu düşünmek bile beni hasta ediyo."
"please, a little respect,
for I am Costanza, Lord of the Idiots."
"beni çok rahatsız eden bişey varsa, o da yalan söylenmesidir."
" Benim aldığım salatadan kendine pay çıkardı. Bu hiç doğru birşey diil."
"The Big Salad" bölümünde george kızarkadaşı için bi büyük salata alıyodu, ama elaine götürüp veriyodu salatayı bi sebepten. george da parasını o verdiği için bütün bölüm boyunca bunu kafaya takıyodu.
- Jerry: Georgela hayatlarımız hakkında konuşuyorduk ve birden ikimize de dank etti ki, biz çocuğuz hala. Adam değiliz.
- Kramer: sonra da kendinize sordunuz hayatta daha anlamlı bişeyler yok mu diye.
- Evet, sorduk.
- Valla seni bi hususta aydınlatmama izin ver... hayır, yok.
- Yok mu?
- Katiyen! Yani, neyi düşünüyosun jerry? Evliliği mi? Aile kurmayı mı? Bunlar hapishane! insan eliyle yapılan hapishaneler. Hücrende ömür çürütürsün. Sabah kalkarsın, karın hemen ordadır. Gece yatmaya gidersin, o ordadır. Banyoyu kullanmak için izin istemek zorundasın gibidir. "banyoyu şimdi kullanmamın bi sakıncası var mı?! " Ve televizyon izlerken yemek yemeyi unutabilirsin.
- Yiyemez miyim?
- yo hayır. Neden biliyo musun? Çünkü o zaman 'yemek vakti' olucak. Yemekte ne yapıcağınızı biliyo musun?
- Ne?
- Günün hakkında konuşursunuz. " günün nasıl geçti bugün? İyi bir gün mü geçirdin bugün yoksa kötü bir gün mü geçirdin bugün? Ne tür bir gündü yani? Valla, bilmiyorum, senden ne haber, senin günün nasıldı?"
- Tanrım, hiç bilmiyodum!
- Yaa, bildiğin gibi diil.
- İyi ki bu konuşmayı yaptık ya...sağol.
george jerrye tepkilidir:
g: what kind of a person are you?!
j: i think i'm pretty much like you -- only succeessful!
ayrıca jerryden 2 göğüs arasına bakmak üzerine:
"Looking at cleavage is like looking at the sun. You don't
stare at it. You get a sense and then look away."
aha işte en ünlü bölümlerden biri, jerrynin kızarkadaşı georgeu çıplak görür, gözleri georgeun şeyine doğru kayar ve gülerek sorry der, havuzdan çıkmış bulunan george büzüşmüş (veya belki zaten çok küçük olan) şeyine bakıp bu imayı anlayınca kadının arkasından panik içinde bağırır:
" i was in the pool! i was in the pool! "
sonra bütün bölüm hakkını aramaya çalışır, önce durumu jerrye anlatır:
"ordinarily i wouldn't mind, but..."
"but what?"
"şey, havuzdan daha yeni çıkmıştım. Su da soğuktu... "
"aa,yani...büzüşme mi? "
"evet. önemli oranda büzüşme (significant shrinkage:)))."
" So you feel you were *shortchanged*."
"yes. i mean if she thinks that's me, she's under a complete misapprehension. that was not me jerry. that was not me."
sonra olayı kadına izah etmek ister:
- george: I think that you think that a certain something is not all
that it could be, when, in fact, it is all that it should be... And more! - i'm sure it is.
- look, you don't understand. there was shrinkage.
george bi işe başvurmuştur ama haber çıkmamıştır, jerrye bu konudaki planını anlatırken.
"o işle ilgili hala haber yok."
"evet, o zor bişey hakkaten. Ne yapıcan o konuda?"
"bi fikrim var."
"neymiş?"
"görünücem"
"ne demek görünücem?"
"gözükücem orda. işi almışım gibi yapıcam. Herif tatilde. Eğer işe alınıyosam, sorun yok zaten. işi alamamışsam, herif dönene kadar kendimi kabul ettirmiş,yerleşmiş olurum."
"Hmmm.... fena diil."
"en kötü nolabilir ki?"
" valla, büyük bi topluluk karşısında utanmış ve aşağılanmış olursun ve kuyruğunu bacaklarının arasına kıstırarak çıkıp gitmek zorunda kalırsın."
"ee, yani?"
" doğru,anlıyorum. Kimle uğraştığımı unutmuşum."
georgetan replikler:
* Bu kadın benden o kadar nefret ediyo ki, ondan hoşlanmaya başlıyorum.
* kelliğin bi gün nasıl değere biniceği üzerine:
" uzaylılar geldiklerinde, kimle muhatap olucaklar sanıyosun? Uzay gemisinde ilk tur atıcak olanlar kim olucak zannediyosun?"
* "Do you ever just get down on your knees and thank God that you know me and have access to my dementia?"
* "işi ve parası olmayıp ailesiyle oturan kel adamlar tanımadıkları kadınlara yanaşmazlar."
* "eğer ben bi şirketin başında olsaydım, çalışanlarım beni severlerdi. Duvarlarda ve evlerinde kocaman resimlerim asılı olurdu, Lenin gibi."
* bikadınla sevişirken tuvalete çıkma ihtiyacı gelir, hemen çıkıp gider ordan ama pek bahane bulamaz sölücek kadına. sonra jerrye:
"The only excuse she might possibly have accepted is if I told
her I am in reality Batman, and I'm very sorry, I just saw
the Bat Signal."
* You know the way I work, I'm like a commercial jingle. First it's a
little irritatiing, then you hear it a few times, you hum it in the shower,
by the third date it's "By Mennen!".
* kadife kumaş sevgisi üzerine:
"I would drape myself in velvet if it were socially acceptable."
Last edited: Jun 04, 2004, 02:38 PM (1)
- george: ruh haline göre giyinirim.
- jerry: ama esasen hep aynı şeyi giyiyosun.
- görünüşte, ama o esas çerçeve içindeki, ancak keskin bir gözlemci tarafından görülebilir olan birçok incelikli varyasyon, birçok ruh halini, birçok tonunu, birçok yanını yansıtır George Costanza'nın.
- peki şu anki ruh hali neymiş?
- bu, sabah sisi.
en ünlü bölümlerden biri jerryle georgeun gay sanıldıklarıydı. bölüm boyunca gay olmaktan bahseden herkes lafın sonuna not that there's anything wrong with that diye ekleme yapma gereği duyuyodu. burda seinfeldin güzel sosyal eleştirilerinden biri var. elbette eşcinsel düşmanı, gay yakalayıp dayak atan insanlar için söylenicek 1şey yok zaten. ama amerikan toplumunun -diğer çoğu gelişmiş batılı ülke için de geçerli olarak- belli kültürel seviyesindeki, orta ve üst sınıflarının çoğunluğu da eşcinsellere ılımlı yaklaşmalarına karşın, kendileri için gay lafı geçtiği anda müthiş bi paniğe kapıldıklarını da gizleyemiyolar. bu panikle not that there's anything wrong with that ironisi bu kesimin çelişkisini ve ikiyüzlülüğünü göstermek açısından çok hoş kullanılmıştı. alttaki diyalogda bizimkiler kendileriyle röportaj yapan gazteci kadının gay olduklarını sandığını anlayınca paniğe kapılıyolar:
JERRY: We're not gay! Not that there's anything wrong with that...
GEORGE: No, of course not...
JERRY: I mean that's fine if that's who you are...
GEORGE: Absolutely...
JERRY: I mean I have many gay friends...
GEORGE: My father is gay...
erkekliğini ispat olayını abartan george bu uydurmaları kafi gelmeyince (gözlüğünü çıkarıp bağıra bağıra jerrynin yatak odasını işaret ederek ve gayet ciddi olarak):
(...)
GEORGE: (to Sharon) Look, you wanna have sex right now?
Do want to have sex with me right now? Let's go!
C'mon, let's go baby! C'mon!
kızarkadaşının (louise) rahatsızlığı nedeniyle george bi müddet sexten uzak kalır. bu kabullenme durumu georgeun sex düşüncesiyle dolu zihninde bi açılmaya ebep olur, birden zekası ortaya çıkar. kendini fene ve matematiğe verir, bi gün masada kitapların arasındayken elaine görür bunu:
GEORGE: tabii ya. Mutlak sıfır!
ELAINE: ne? Bütün o kitaplarla napıyosun be?
GEORGE: seks yapmayı bıraktım da.
sonra tabii aynı hızla kaybolur bu zihin açıklığı:
JERRY: tanrım, olamaz. Seks yapmışsın sen. Louise'le sevişmişsin!
GEORGE: hayır, portekizli garson kızla.
JERRY: portekizli garson mu?
GEORGE: tekrar bir portekizli garson kızla beraber olma ihtimalimi hesapladım. Matematiksel olarak yapmam gerekiyodu bunu jerry.
jerry: bana neler oluyo anlamıyorum.
kramer:basit. Bir duyguyu dışarı çıkarıyosun, diğer hepsi de onu takip edicek, aynı Endora'nın kutusu gibi.
- o Bewitced'deki cadıydı. Pandora demek istiyosun.
- tamam,dediğin kadında da vardı bi tane.
"costanza" ne yapmışın sen böyle yıkmışsın ortalığı al bide benden
george susan ile nişanlıdır ve susan yavaş yavaş bizim dörtlü gruba katılmaya başlar george bu durumun dünyaların çakışmasına sebep olcağını ve bağımsız george un öleceğini savunurum işte george bağımsız george u jerry e tarif edişi...
george:...movie george,coffee shop george,rude george...
jerry:i love this george.
george:me toooo...and he is dying.....relationship george will kill independent george...!!
You need to log in to post a reply.