Skip to content

vizontele tuuba

34 replies · 526 views

AT
ataraksiyant
Joined: Jul 05, 2003
224 posts
Jan 22, 2004, 09:40 AM#7965

o değil bu değil ne?

abicim eyvallah yılmaz amcayı ben de pek severim zekidir, yeteneklidir misal bana bir şeyhler oluyor oyunu son olarak acaip başarılı bir işti fekat amcam vizontele tuubada 2,80 yere çakılmış vaziyette

dün gece galadaydım. benim anlayayaladığım yılmaz erdoğan gibi öyküleme, kurgu, dramatik anlatım konusunda birikimli ve becerikli olan (ya da benim olduğunu sandığım mı demeliydim) bir adam nasıl bu kadar basit ve kalitesiz bir şey yapar anlamadım. ve üzüldüm açıkçası. yani sadece bok atıp kendini rahatlatlmaya çalışanlarla karıştırılmak istemem ben iyi beklentilerle gitmiştim kesinlikle.

temel problem şu, vizontele tuuba'nın derdi ne? aşağı yukarı her filmin bir derdi olur değil mi? bakıyoruz dert, güner öğretmenin ve ailesinin yaşadıkları mı, 10 dakika için evet ama sonra hayır, peki dert kütüphane müdürü atanan kasabanın kütüphanesinin olmayışı mı, 10 dakikadan sonra o da değil. tek tek her şeyi saymayım sonra konuşuruz ama, neticede bütün problemler 10 dakikalık. hiçbir şey filmin ana eksenine oturmuyor. Sürekli bir 'eee ne zaman gircekler esas konuya' beklentisi içinde film bitmiş ve herkesi alkışlarken görüyorsunuz. Kısacası vizontele tuuba 10'ar dakikalık skeçlerden oluşuyor.

tabi burda hakkı yenemez bir yılmaz erdoğan mizahı unsuru var. Bir cümleye, bazen tek kelimeye bile sığdırabiliyor eleştirisini ve gerek devlete, gerek sola yönelik dokundurmaları film boyunca duyuyorsunuz.

bir de kurguyla ilgili bir problem var ki sanırım ilerde tartışmamız gerek şimdilik sadece geçiş yöntemlerinin problemli olduğunu söylemekle yetineyim

Pumpkin King
Pumpkin King
Joined: May 19, 2002
2,100 posts
Jan 22, 2004, 11:02 AM#7969

daha once yazmis miydim hatirlamiyorum. ben birinci filmi de pek begenmemistim zaten. film gittikce hizlaniyordu, sanki sure yetmeyecekmis gibi film ilerledikce olaylar hizli hizli gecmeye baslarinda uzun uzun verilen detaylar atlanmaya basliyordu.

hatta ben bunu ortaokulda kara tahtaya yazdigimiz yazilara benzetiyorum. hani kocaman harflerle baslariz yazmaya bakariz satir sigmayacak, harfler kuculmeye baslar gittikce, en sonunda bit kadar bir yazi kalir arka siralardan okunamayan.

LE
lemosh
Joined: Dec 23, 2002
78 posts
Jan 22, 2004, 11:51 AM#7973

caggins wrote:
bir köşede kişisel bir saptama olarak durmakta hatta önyargı da diyebiliriz ki sanırım öyle...

ha taam o zaman...ooleyse bisii demem :)

SH
shattimento
Joined: Dec 18, 2003
311 posts
Jan 22, 2004, 12:23 PM#7977

Filmi daha izlemedim fakat bence yılmaz erdoğan sinemasının temel sıkıntısı şudur:

Oyuncuların çoğu ve hatta yönetmen Tiyatro kökenli olduğundan filmi tiyatral bakış açısıyla çekiyorlar.Sinema ve tiyatro oyunculuğu arasındaki farkı sürekli ıskalıyorlar.Rollerini daha abartılı(tiyatroda olduğu gibi),sertleştirilmiş mimikler,beden hareketleri vs. oynadıklarından ve yönetmen de bu bakış açısıyla görüntülediğinden biz sinemada tiyatro izliyormuş gibi bir duyguya kapılıyoruz.İlk film böyleydi,fragmanlarından izlediğim kadarı ile şüphem yok ikincisi de böyle olacaktır.

printerson
printerson
Joined: May 06, 2002
1,034 posts
Jan 22, 2004, 12:44 PM#7983

Henüz bir Yılmaz Erdoğan Sineması'ndan söz etmenin mümkün olmadığını düşünüyorum. Olaya temkinli ve de tedbirli yaklaşmak gerekiyor.

AT
ataraksiyant
Joined: Jul 05, 2003
224 posts
Jan 22, 2004, 01:00 PM#7987

"Henüz bir Yılmaz Erdoğan Sineması'ndan söz etmenin mümkün olmadığını düşünüyorum."

Bir de şöyle bir açıklama yapmıştı Erdoğan, hani Vizontele Ömer Faruk'la berabermiş yönetmenlikte, bu defa Yılmaz Erdoğan sineması olmuş tam istediği gibi. Yılmaz Erdoğan sineması buyse yandı gülüm keten helva. Gerçi Ömer Faruk'un da otta bokta mezopan yapması salakça gelmişti ama gelen gideni aratıyor neticede.

SH
shattimento
Joined: Dec 18, 2003
311 posts
Jan 22, 2004, 01:27 PM#7993

Doğrudur, erken davranmış olabilirim, ama ne demek istediğim anlaşıldı sanıyorum.
Bahsettiğim sorunun yakın zamanda çözüleceğini de sanmıyorum.

sermest
sermest
Private Joker
Joined: Jun 06, 2002
1,446 posts
Jan 22, 2004, 03:52 PM#8001

Ömer Faruk'un olmaması sadece sahne geçişlerinde yaşanacak arızalarla ortaya çıkabilir...

ilk filmdeki yanan televizyondan ocağın alevine geçişini erdoğan akıl etmemiştir netekim...

JE
jerry maquire
Joined: Jan 21, 2004
6 posts
Jan 22, 2004, 04:18 PM#8006

pazar filmi izliyip yorumu sonra yapcam galiba daha doğru olur

CA
caggins
Joined: Jul 27, 2003
472 posts
Jan 22, 2004, 05:35 PM#8010

Benim canımı sıkan şey filmin adındaki tuuba dır. Bu durumu hiç hoş karşılamıyorum.

Ayrıca bana yöneltilen eleştirilere bir cevap niteliğinde.. Ben Yılmaz Erdoğanı yakınen tanımıyorum önyargıdan başka ne geliştirebilirim ki bu kişiye karşı ya da nasıl düşünsel temele dayandırabilirim. O sadece benim için televizyonda ara ara gördüğüm ve gösterildiği kadar tanıdığım bir insan...

AT
ataraksiyant
Joined: Jul 05, 2003
224 posts
Jan 23, 2004, 08:57 AM#8023

bu konu da tartışılır mı bilmem ama gala konusundaki rezalate değinmemiştim ekşisözlükte muhtelif bilgi var bu konuda altına imzamı atıyorum ben de basın kartımı gösterdiğimde girişteki adam şöyle dedi bana: içerde yeterince basın mensubu var. herhalde oradaki tüm gazetecilerin benim hayrıma çalıştığını falan sanıyordu arkadaş, ney aklıma geldi de eklenti yapayım dedim

SO
SOLAS
Joined: Jul 09, 2002
236 posts
Jan 27, 2004, 03:12 PM#8093

Ataraksiyant'ın filmle ilgili eleştirilerine katılıyorum bence de filmin temel problemi tam anlamıyla bir noktaya odaklanamaması. Yılmaz Erdoğan geçen hafta içi yaptığı bir söyleşide kendisinin bir yazar olarak dramatik kurguda sorun yaşamayacağını çünkü asıl işinin bu olduğunu, filme gelecek eleştirilerin daha çok görsel açıdan gelebileceğini ifade ediyor fakat bence tam bu noktada deyim yerindeyse maalesef ki kapattığı köşeden golü yiyor çünkü film boyunca asıl sorunlu bölüm olarak senaryo karşımıza çıkıyor. Sebebini anlamadığım şekilde çok fazla insan ele alınarak sanki bunlar birer amatör komedyenmiş de Sayın Erdoğan da bir klüp sahibi olarak amatörler günü düzenlemiş gibi bunlara belli zamanlar veriyor oysa bu kadar dağılmasındansa daha az karakterle anlatılmak istenen daha iyi anlatılabilirmiş gibi geldi bana. Ayrıca filmde kullanılan üst ses de bazı yerlerde fazla geliyor zaten görüntünün anlattığı bir de Sayın Erdoğan tarafından kafamıza çakılıyor.
Filmin kurgusu ile benim sorun olarak gördüğüm şey ise daha çok sahne geçişleri ile ilgili. Sahneler arası geçişler tiyatro da olduğu gibi kararmalarla yapılmış bu da sanki tiyatro izliyormışusuz hissi yaratmış oysa çok daha dinamik bir kurgu ile filme biraz daha hareketlilik kazandırılabilirdi.
Şimdilik aklıma gelenler bunlar devamı gelir...

CA
caggins
Joined: Jul 27, 2003
472 posts
Jan 31, 2004, 09:48 AM#8191

vizyontele

Aceba türkiyede kaç kişi vizontele diyor merak ediyorum az önce afm ye filmlerin seansını öğrenmek için telefon ettim... Vizyontele 11:45 şeklinde bi tepkiyle karşılaşınca telefonu kapatma kararı aldım.. zaten gişede bir iki dakika bekleyin ''vizyonteleye 2 bilet'' ?

printerson
printerson
Joined: May 06, 2002
1,034 posts
Feb 06, 2004, 02:01 AM#8280

izledim. henüz bir yilmaz erdogan sinemasindan söz etmek mümkün degil. ama hala kredisini tüketmis degil. yürüdügü yol, yol gibi görünmekle beraber, yeni bir vizontele öyküsü daha çikarsa kendisi çikmaza girer diye düsünüyorum. daha derin sularda yüzebilecekken bunu yapmadigini düsünüyorum. yapar insallah...

sermest
sermest
Private Joker
Joined: Jun 06, 2002
1,446 posts
Feb 06, 2004, 03:25 PM#8314

printerson wrote:
izledim. henüz bir yilmaz erdogan sinemasindan söz etmek mümkün degil. ama hala kredisini tüketmis degil. yürüdügü yol, yol gibi görünmekle beraber, yeni bir vizontele öyküsü daha çikarsa kendisi çikmaza girer diye düsünüyorum. daha derin sularda yüzebilecekken bunu yapmadigini düsünüyorum. yapar insallah...

print kurban kesmeyi düşünüyorum...
önce rai şimdi de senle ortak bir fikirde buluşuyoruz...
haydi hayırlısı...

You need to log in to post a reply.