Skip to content

G.O.R.A.

53 replies · 1,198 views

Martin Mystere
Martin Mystere
Joined: May 27, 2002
1,621 posts
Nov 16, 2004, 09:30 PM#15798

ben filmi henuz izleyemedim. fakat izleyenlerin en cok su konudaki goruslerini merak ediyorum: iyi film kotu film tartismasi bir yana, gora'nin evrensel bir sinema dili var mi? espiriler cok mu kapali devre? avrupa'daki gurbetci turkler disinda da izlenir mi? turk de olsa insan insan midir?

QU
quantino
Joined: Nov 09, 2004
102 posts
Nov 16, 2004, 09:46 PM#15799

hemen cevabini ben vereyim mister martin kardeşim.. sinema dili yok zaten, en büyük sorunu o. evrensel ise hiç değil. çok önemli bir konu aslında bu evrensellik ama bu tür "ticari" filmler tamamen iç "pazar"a yönelik yapılıyor ülkemizde. filmdeki espriler sinemasal ya da görsel değil çoğunlukla. çoğu söze, daha da çok cem yılmazın o kendine özgü mizah anlayışına dayalı. yani cem yılmaz komik yapıyor o esprileri. yani cem yılmaza yabancı olan bile (varsa) biraz uzak kalır. ve temelini türk kültüründen alan, yerel kalan çok espri de var. ben ilk 20-30 dakikayı biraz yabancı gözüyle de izlemeye çalıştım, sonra vazgeçip tadını çıkardım valla.

BA
bakko
Joined: Mar 11, 2004
47 posts
Nov 16, 2004, 10:29 PM#15800

Eee tabii şimdi sinefil olayını daha geniş bir plana çekip sonra da kıyaslamaya veya yarışa girilirse sonuçları güldürücü veya şaşırtıcıdır. Ben sinefil budur demedim sinefiller beğenmezler dedim. Haa sen bir sinefilsindir ama beğenmişsindir. Ne yapayım ? O senin sinefilliğin derim. İkincisi ise uzak'la gora'yı neden karşılaştırmayım. Ne alaka ? Ben özel şartları önplana almıyorum. Sinema dilini ele alıyorum. Karpuz kabuğundan gemiler yapmak filmiyle Yüzüklerin efendisini de karşılaştırırım burda kıyaslamadaki özellikler önemli benim için, önemli olan filmin dili bana ne verdiği...
Cem Yılmaz aleyhtarlığı da yapmıyorum kendisi bunu bilmese de çok ama çok severim. Ama filmi başarılı değil.

printerson
printerson
Joined: May 06, 2002
1,034 posts
Nov 17, 2004, 08:50 AM#15801

bu kadar gerilmeye gerek yok bence. ben kişisel olarak cem yılmazdan sinemaya yeni bir soluk getirmesini beklemem.

cem yılmaz bulunduğu mecrayı iyi analiz edebilen ve ona uygun iş çıkarabilen bir adam. yani akıllı bir adam. filmde de ben bu aklı görüyorum. uzak'ın, masumiyetin falan karşılaştırmaya dahil edilmesini ben de yanlış buluyorum ama madem karşılaştırıyorsun, mecra analizi anlamında zeki demirkubuzu serdar akarı sınıfta bırakmıştır o filmler. ki ben masumiyeti özellikle çok beğenmeme rağmen bunu söylüyorum. seyircisini, sinema salonlarını, dağıtım şirketlerini hiç ciddiye almadan iş yapmaya kalkışınca, sinema dili olarak senin kat be kat altındaki filmlerle aşık atamaz hale geliyorsun.

serdar akar çok idealist sinema yaptı da ne oldu? kurtlar vadisine yönetmen oldu...

elmalarla artmutları toplattırdın işte bakko... kim haklı şimdi?

CE
Cevat Kelle
Joined: Jan 27, 2004
174 posts
Nov 17, 2004, 11:04 AM#15808

Arkadaşlar ben böyle eleştirileri ne yalan söyleyeyim samimi bulmuyorum.
Elimizdeki filme bakıyorum hangikategoride diye Mel Brooks, ZAZ yapımlarının türk versiyonu. Bu tarzda olan filmlere bu bakış açısı ile hiç yaklaşılmış mı? Hayır, eğlenceli, sabun köpüğü denmiş geçmiş. Daha fazla söze gerek olmadığını cümle alem sinefilli biliyor. Durum böyleyken resmen "KASIP" beğenmemenin dayanılmaz hafifliğine kapılarak konuşanların emellerini samimi bulmuyorum. Ha eğer bunu söyleyen arkadaşlar bu filme yaptıkları eleştirilerin karşılığı bulmayı umarak gittilerse o da onların sinefilliği...

QU
quantino
Joined: Nov 09, 2004
102 posts
Nov 17, 2004, 11:21 AM#15809

pardon, mecra analizini biraz daha açar mısın? ben 'pazar araştırması' gibi bir şey anladım da. hem adı geçen filmler yurtdışında hedeflerine de ulaştılar. yurt içinde iyi pazarlayamadılar, bu muydu eleştirin? yoksa farklı filmler mi yapmaları gerekiyordu? Serdar akar türk sinemasına son yıllardaki başyapıtlarından birini kazandırdı. idealist sinema anlayışının sonucu bu oldu. türk sinemasının eksiği zaten idealizm değil mi, nesini eleştiriyorsun? merak ettim.

BA
bakko
Joined: Mar 11, 2004
47 posts
Nov 17, 2004, 11:33 AM#15810

Beyler bende sizin bu dediğinizi anlamıyorum. CEM YILMAZ sinemaya yeni bir akım yeni bir uslup yada farklı bir şey getirmek zorunda değil ki diyorsunuz. Adam sadece kendi yeteneğini konuşturarak filmini yapmış, zor bir dönemden sonra vizyona sokmuş. Eee beklenti bu kadar mı ? AFERİN Mİ ? BİZ GÜLDÜK HEM DE SAĞLAM GÜLDÜK FİLM GAYET HOŞ DEMENİN hiç bir mantığı yok. ÇÜNKÜ o zaman neden sinema ? Git başka bir stand-up metni yaz, sahnende oyna, kimse karışmaz. Kapalı gişe de oynar. Benim hazzetmediğim nokta bu sinema endüstrisini tekeline alıyorlar ve türkiye'de sinemayı ilerletmiyorlar. Bugün ekranlardanda tanıdığımız yada yakınımda bulunan bu işlerle ilgilenmiş kime sorsam TÜRKİYE'DE SİNEMA YOK diyor. Ee boşuna mı söylüyorlar. Konuştuğum insanlar başçavuşun eşeğimi ? Hadi ben yanılıyorum onlar da mı yanılıyor? Sinan Çetin , Zeki Alasya'nın filmini ( Cumhurbaşkanı ile ilgili olan ) vizyona sokmuyor, kendi filmini vizyona sokmuyor. Şimdi olayın derinine burda inmek istemiyorum ama burası da aynı kapıya çıkıyor. Kardeşim sen 5 milyon doları yatır, müthiş yeteneğin var, oynatamayacağın kimse yok YANI ADAM DA YOK YOK ! ORTAYA BU FİLM Mİ ÇIKAR ? Film zaten tekelinde bir güzel de reklamın oldu tesadüfi. 2 sene bekledi ve bomba! Sinema seyircisinin bu filme gitme nedeni de bu saydığım referanslar ve reklam. Haa unutmadan bir de SÜRÜ FELSEFESİ zihniyeti. Bugün sayısal lotoda 1 trilyon ikramiye verildiği zaman hiç bir bayii de sıra yok. 6 trilyon verdiğinde ise sistem çöküyor. Bu ülkede 1 trilyona tenezzül etmeyen sizce kaç kişi var ?
Olayı da gerçekten çok fazla germeye yok hakikatten. Ben filme gittim, güldüm ama çıktığımda kritiğine yaparken beğenmediğimi farkettim. Evet olmamış. ( BIRAKIN DAHA SENARYONUN DRAMATURJİSİNE BİLE GİRMİYORUM. BİR ÇOK KİMSE BUNUN FARKINDA DEĞİL. ÇÜNKÜ DUR Bİ BİRAZDAN GÜLERİZ MANTIĞI VARDI HERKESTE )
Yalnız şu ince esprinin hakkını da vermek isterim.
CEM YILMAZ : TÜM KALKANLARI İNDİRİN !!!

Martin Mystere
Martin Mystere
Joined: May 27, 2002
1,621 posts
Nov 17, 2004, 01:17 PM#15813

ben izlememis birisi olarak bu ilginc tartismada azicik moderator rolunu ustleneyim. bir iki gun icinde kendi tavrimi ortaya koyarim. aslinda zaten uc assagi bes yukari filmden ne bekledigimi biliyorum.

birincisi cem yilmaz bir komedyen ve taze bir oyuncu. onun komedyenligi bir anlamda auteur bir komedyenlik. yani yonetmen tarafindan sekillendirilen komedyenlikten cok kendi yazdiklarina yonetmen bakan birisi.sinemaya dair hic bir iddasi yok adamin. iddali oldugu alan mizah. bende cok iyi espirler var diyor yani. bunu da cogu zaman gosterileriyle, zaman zaman da yazdigi, oynadigi filmlerle yapmaya calisiyor.

cem yilmaz sinemaya bir soluk getirecekse eger, ancak turkiye'de milyon dolarlik butceli ve gise gelirli filmlerin dogru pazarlanirsa yapilabilecegini gostermesi acisindan getirebilir. bunu da yapiyor zaten. her sey cok guzel olacak filminde gayet guzel bir hikaye anlatilicigi ornegi gormustuk.

ben serdar akar, nuri bilge ceyaln gibi yonetmenlerle cem yilmaz kiyaslamasi yapilmasina bu noktada karsiyim. cok farkli seyler bunlar. birisi koklerini sanat sinemasindan aliyor digeri ticari amerikan sinemasinda. elbette ikisi de sinema yapiyor ama sinema ile olan iliskileri bir noktada farkli. birisi kendini ifade araci olarak goruyor digeri ise gelir ve popülarite getirecek bir "yatirim" araci olarak goruyor.

ayrica turk sinemasinin daha da gelisip zenginlesebilmesi acisindan turk sinemasinin ciddi ciddi para kazanir bir hale gelmesi lazim ki yapimci film cekmeyi bir yatirim araci olarak gorsun. sinema sektorunun "girisimcileri" olusabilsin. para kazandirmayan bir sektorunuz oldugunda sanat filmi de olsa gayet ticari bir hikayeniz de olsa bu ise para yatiracak adamlari bulamazsiniz. bkz. NBC ve zeki demirkubuz kendi olanaklariyla ve es dost yardimiyla toplayarak yaptilar bu filmleri. serdar akar'a bir ara gemide'nin butcesini sordugumda guldu sadece. "ne butcesi oglum. es dost yardimiyla yaptik o filmi." demisti. is yapamazsaniz es dost da bir yere kadar. ayirca serdar akar tv'den kazandiklarini sinemaya yatiran bir yonetmen.

neyse. cem yilmaz filmi kotu bir film olabilir. ancak buyuk butceleri ve gise hasilatlarini sinema gundemimize sokmasi acisindan daha dikkatle incelenmeli ve onemsenmelidir diyorum. en nihayetinde herkesin soyledigi soyle bir sey var: film kotu bir film ama cok gulduk. sanirim bu filme bir akasam cem yilmaz gosterimine gider gibi bir kafayla gitmek gerek. ustelik film fiyatlari onun gostirlerinden daha ucuz...

printerson
printerson
Joined: May 06, 2002
1,034 posts
Nov 17, 2004, 02:21 PM#15816

mecra anailizinden kastım öyle çok karmaşık bir şey değil... "ben sinema yapıyorum, bunu hangi koşullarda izleyicime ulaştırıp izleteceğim, hangi yönlerini önplana çıkarırsam onların salonlara gelmesini sağlarım" gibi basit soruları sormayı kast ediyorum. bu anlamda demirkubuzun, akarın senaryoyu basitleştirmesini falan da beklemiyorum ama iki dağıtım kanalıyla anlaşmak için biraz yırtınmalı. aldığı ödülleri basına çıkarabilmeli ve bunun için profesyonel bir ekip kurabilmeli. yani bu zihniyete sahip olabilmeli. eğer bunun için "pazar araştırması" diyorsan evet bunu yapmalı. ondan sonra sinan çetin gibi hırboların alay konusu haline gelebiliyorsun.

cem yılmazdan sinemasal anlamda bir şey beklemiyorum diyorum. eveet... bunda garip bir şey yok ki... CY gibi süper yıldız adamların her yerde kendilerini göstermeleri bekleniyor ama adam inatla dizi yapmıyor, talk show yapmıyor ama demek ki öyle bir talep var ki sinemaya girebiliyor. bunun risksiz ve kıvrılabilecek bir şey olduğunu düşünüyor. yanına da çok sesi soluğu çıkmayacak bir klip yönetmeni buluyor. temel işleri ona bırakıyor, gerisini de örüyor.

sonuç olarak; vizonteleden de hababam sınıfından da daha kişilikli bir iş çıkarttığı ortada. kendinden bir çok şey katmış hatta kimseyi işine karıştırmamış... son derece samimi ve Cem Yılmaz'a özgü bir iş. bu nedenle destekliyorum.

sermest
sermest
Private Joker
Joined: Jun 06, 2002
1,446 posts
Nov 17, 2004, 02:50 PM#15818

sonuç olarak; vizonteleden de hababam sınıfından da daha kişilikli bir iş çıkarttığı ortada. kendinden bir çok şey katmış hatta kimseyi işine karıştırmamış... son derece samimi ve Cem Yılmaz'a özgü bir iş. bu nedenle destekliyorum.

şimdi bu noktada bu kişilikli işi tamamen cem yılmaz ın ortaya çıkardığını söylemek abes olmuyor mu?elbette fikri ortaya koyan,senaryoyu oluşturan filme oyuncu olarak fikir adamı olarak ağırlığını koyan cem yılmaz'dır ama bu işlemleri kaliteli ve iyi bir şekilde nesnelleştiren ömer faruk sorak'a ayıp edilmiş olmuyor mu?
ben mükemmel bir iş çıkardığı iddiasında değilim zaten ama yine söylüyorum ziyadesiyle temisz ve düzgün bir iş çıkarmış...

bu arada senin kitle kültürü bağlamında filme bakışını çok merak ediyorum...

özellikle filme giden seyircide oluşan otomatik yönlendirilme,insanın kendisinde izleme zorunluluğu hissetmesi yönünden soruyorum....

Martin Mystere
Martin Mystere
Joined: May 27, 2002
1,621 posts
Nov 17, 2004, 03:52 PM#15825

simdi sermestin kitle kultürü baglaminda sordugu soruyla birlikte soyle bir sorun geldi aklima: poluler kultur ve kitle kulturu cozumlemeleri yapanlara ya dogrudan bu urunlerin fetisisti ya da dusmani damgasi yapistiriliyor. kitle mitle kulturu baglaminda printer super bir cozumleme yapabilir. ayriyeten bunlari dogru ve saglikli yapabilen birisi eglence endustrisinde bu bilgilerinden yararlanarak cok guzel para da kazanabilir. bir sakincasi olmamasi gerektigini dusunuyorum. isi kaypakliga ve tutarsizliga vurmadigin surece tabi...

YO
yojimbo
Private Joker
Joined: May 27, 2002
1,020 posts
Nov 17, 2004, 04:04 PM#15827

bence gayet de dandik bi sinema filmiydi. belki kült mertebesine ulaşacak bişeyler yapmıştır diye gittik ama olmadı.
zaten adam kendisi de havadan sudan bişeyler yaptık diyo.
bence daha iyisini de yapabilirlerdi ama yapmamışlar.
üzücü tabii...

printerson
printerson
Joined: May 06, 2002
1,034 posts
Nov 17, 2004, 04:07 PM#15829

"sermest wrote:

bu arada senin kitle kültürü bağlamında filme bakışını çok merak ediyorum...

özellikle filme giden seyircide oluşan otomatik yönlendirilme,insanın kendisinde izleme zorunluluğu hissetmesi yönünden soruyorum....

yani bu konuda klişe şeyler yazılabilir. filmin adresi çok belli; rainin ifade biçimiyle "main streamin tam göbeği"...

bu anlamda kitle kültürü literatüründe var olan tüm kavramlar cümlede kullanılarak eleştirilebilir. Ama gerekli görmüyorum.

QU
quantino
Joined: Nov 09, 2004
102 posts
Nov 17, 2004, 06:49 PM#15832

Aslında şöyle bir sorun var türkiyedeki anaakım sinemayla ilgili. Ortada yerleşmiş bir türk sineması, dolayısıyla bunun bir izleyici kitlesi yok. Yeşilçam seyircisi de yok artık ve buna oynayan filmler de kaybediyorlar. Dolayısıyla ticari sinema hollywood ya da TV izleyicisini elde etmeye çalışıyor. GORA'da bu çok belirgin aslında. Filmin alttan alta verdiği ve seyirci tarafından kabul gören mesajı şu: "biz de hollywood gibi film yaparız". Son birkaç yıldaki "ticari" filmler TV'den tanıdıkları türk izleyicisiyle bu amerikan sinemasını birleştirmeye çalıştılar. GORA tiye alma adı altında taklit satıyor daha çok.

sanat sineması dediğimiz ekol doğru şeyi yapıyor aslında. özgün bir türk sineması yaratmaya çalışıyor. Bunu türkiyede ve dünyada sinemaya yakın çevrelere de kabul ettirebiliyor. Fakat henüz doğmakta olan şeyin geniş bir kitlesi olamaz tabi. sorun pazarlama, tanıtım, dağıtım, mecra analizi değil. TVde akşama kadar "çok ödül aldı bu film mutlaka gidin" diye bağırsan, telefona logo, java oyunu da yollasan, 420 salonda gösterime de soksan seyirci izler belki ama yadırgar. bu işin popüler kültür içerisinde bir çözümü yok. hem o filmlerin görevi bu değil ki.

geriye tek bir çözüm kalıyor bence. ticari sinemanın edecekse sanat sinemasını taklit etmesi. seyirciyi yavaş yavaş özgün türk sinemasının çizgisine taşıması. aradaki uçurumun kapanması sanat sinemasının da seyircisini artırır hem. hollywood biraz bunu yapıyor zaten. bağımsız ve dünya sinemasının yaratıcı gücünü alıp kendi seyircisinin beklentilerine uyduruyor.

GORA bize gösterdi ki gidişat ters yönde. ticari filmler sinema sınırlarını zorlamaya başlıyor. eğlence sinemanın önüne geçmeye başladı. anaakım sinema seyircinin peşinden eskisine oranla daha fazla gidiyor. uçurum açılıyor. sektörün içindekiler bol bol film çekilsin, sinemamız endüstrileşsin, zenginleşsin pasta büyüsün düşüncesini savunuyorlar hep. ben bunun biraz da ekmeklerinin sektöre bağlı olmasından kaynaklandığını düşünüyorum. GORA ya da benzeri filmler hiç çekilmemiş olsalar bile türk sineması için bir kayıp olmazdı. durum budur bence.

AR
armageddon
Joined: Mar 28, 2004
6 posts
Nov 19, 2004, 01:44 AM#15860

Eger 'fragmana tüm esprileri sigdirmak' diye birsey mumkun olsaydi, bunu yapacaklarmis cidden. O kadar reklam ve tanitim sonucunda onlar da o kadar ezberlenmis ki filmde gectigi sahneler hic de komik gelmedi bana. Seyircinin asil güldügüyse küfürlerdi.Küfürler ve bu küfürleri Cem Yilmaz'in söyleyi$ sekli. Baska bir dile cevirsen yada küfürlere sansür uygulasan geriye komedi diye birsey kalmaz sadece görüntüyü izlersin.

Filmi izledikten sonra Gora üzerine çesitli yazi ve yorumlari okumaya basladim.Hala da okuyorum. Hersey tamam da "Tartismasiz en iyi Türk komedi filmi!"ni anlayamadım ben. O kadar çok kişi demiş ki bunu, bir an Gora diye yanlış salona girdik herhalde biz diye düşündüm ben. Yani G.o.r.a. "Komik bir film" yada "Çok komik bir film" değil de "Tarti$masiz en iyi Türk komedi filmi!"
Hala anlamış değilim, nedir?Nerden kaynaklanmaktadır bu özgüven? Gora'yı en iyi Türk komedi filmi yapan unsurlar nelerdir?? Hollywood sinemasının uzaylıları öcü olarak gösterirken Cem Yılmaz'ın homo olarak göstermesi mi? Gaylere 'yuvarlak' dendigi sahneler ve uzaylıların gay olarak betimlenmesi mi? Bazi yabanci sinema filmlerinden hem copy-paste yapip hem tiye alip hem de Hollywood sinemasına (aklinca) gönderme yapmasi mi? Film boyunca defalarca geçen "Amına koyim!"le "Hassiktir!"li tadından yenmeyen bol küfürlü sahneler midir onu en komik yapan, ve "bir Türk olarak göğsümüzü kabartan"?

Öyleyse eğer, ona da 'eyvallah' derim ben yine. Zaten kentlerin bu kadar yoğun köylü kalabalıkları tarafından işgal edildiği, üstüne bu kadar gerizekalı ve embesil bir televizyon seyircisinin kökleştiği, bir zamanlar 'biz çok kaliteyiz' modundaki ne tiyatrocuların "Maraba Televole!" diyebilmek için adeta yanıp tutuştukları bir ortamda değil sinema, herşeye eyvallah bundan sonra.

You need to log in to post a reply.