okan nereye kosuyor?
59 replies · 2,996 views
okan nereye kosuyor?
Abilerim ablalarim;
son iki aydir zagaya yeniden sardirmis durumdayim. okan bayülgen, her geçen hafta elestirinin dozunu artiriyor. ve her geçen hafta is sakadan ciddiye dogru ilerliyor. yüksek düzeyde bir medya elestirisiyle karsi karsiyayiz. içinde bulundugu kurum dahil, tüm medyayi gerizekalilar ordusu olarak anlatmaya basladi.
okan nereye kosuyor?
evet bu hafta benim de butun dikkatimi uzerine cekti. ozellikle savas ay'in biz evleniyoruz evine girmesine iliskin sozleri hayranlik uyandiracak kadar iyiydi. durumun pleasentville benzerligini yakalamasi cok cok hostu. ve pazar aksami da fatih altayli'nin programinda magazin haberciligine dair sert ve tutarli konusmasi bulundugu gruba ait yayin organlarinin yoneticileri de dahil programdaki hemen herkesi sinirden deliye dondurdu.
umarim birileri burnunu surtunce herseyi kabullenip bir koseye pismaz. bu cizgide devam eder. cunku gercekten okan bayulgen'i izlemekten yeniden keyif almaya basliyorum.
okan bayulgen cok zeki bir adam ama cok tutarsiz. gece kusu zamanindaki levent erimle birlikte yaptiklari cizgiye donebilse asil moore o olurdu. cok cok keyifliydi. luzumsuz iltifatlara, sacma sapan konusmalara izin vermezdi. sonraki surecte bunu karakterinini bir paracasi olarak degil de uzerine yapistirdigi bir imaj olarak kullandi.. telefonda seyirciyi azarlamayi yeterli bir marifet saydi. konuklarina sordugu sorularda daima iki yuzlu davrandi. defterden sildigim sahsiyetlerdendir.
martinin söylediklerine karsi çikicam ama rainin devreye girmesini bekliycem önce... mevzuyu baya bir konustuk raiyle...
kendi aranizda konusmayin. gelin burda konusun. sonra kitap yazar gibi yaziyorsunuz burda.. bakakaliyoruz olmuyor. eteklerinizdeki taslari burda dokun kardesim..
okanın gelen konuklara ikiyüzlü görünür şekilde davranmasının sebebi var...
şimdi zaganın iş yapabilmesi için manken şarkıcı tayfasından özenle seçilmiş bir dangalağın programa katılması lazım...
eğer okan bu hatuna veya kişicana abanırsa diğer programlara katılacak olan dangalaklar güruhu yaşayacakları çekince yüzünden programlara çıkmayacaklardır.Bu sebeptendir ki okan konuklara tam yüklenememektedir...
son haftalardaki yükseliş takdire şayandır...
tebrik ediyor destekliyorum...
şimdi eş zamanlı olarak gündeme aldığımız iki adamı biraz kurcalayalım. bakalım ne yapıyo bu amcalar.
moore bir eylemci daha doğrusu eylemin şovunu yapıyor. printersonun o başlık altına en son yazdığı yazıyı hatılayacak olursak. moore infoyu almak üzere eyliyor, ve aslında eylemin şovunu izlemek için koltuğunda hazır bekleyen seyirciyi duvara çarpıp bırakmıyor. izleyiciye kalan moore' un ne kadar cesur olduğu gerçeği (!) ve cumhuriyetçilerin bu dünyanın başına bela oldukları.
diğer yandan okan bayülgen' de şov yapıyor. üstelik adamın izleyici profili "çocuk da yaparım kariyer de" diyenler. hem de seda sayan' ın sabah programını, discovery belgesellerini, cnbc-e dizilerini, türüt sov' u, eyvanına vardım' ı, bilumum embesil diziyi aynı motivasyonla izleyen, sürekli eğlenlendirilmek isteyen bir aptallar sürüsü. ve bu aptallar sürüsü her telefon bağlantısında, yani program başına ortalama 15-20 kere adamla birebir muhattap oluyor. dahası kendisinden önce programa bağlanan izleyicinin sorusunun ne kadar aptal olduğunu düşünen izleyici sıra ona geldiğinde aynı soruyu sormaktan çekinmiyor. burada önemli bir ip ucu var. okan kendisini arayıp aptalca şeyler soran izleyicileri oracıkta eylemek suretiyle etkisiz hale getiriyor. yani oracıkta eyliyor. bu durumda duvara çarpan kimse olmaz çünkü orada telefon açıp soruyu soran kişi "okan ve ben" den değil. -o densiz hatun sorduğu soruyla aptallar dünyasından olduğunu açıkça gösterdi halbuki "okan ve ben" zekiyiz. ben öyle şeyler yapmıyorum- gibi bir psikolojiye kapılan insan da zihinsel anlamda bi bok değişmez. işte moore' un yaptığı da bu. ve bu infotainment' dır. sistemin yeni oyuncağı budur ve çok iyi bir kurgudur. çünkü eleştirdiğimiz adamların sesleri bize çok yakın çıkmaktadır. dahası okuyup yazmış adamlardır.
diğer yandan okan' ın yaptığı bir şey daha var ki işte duvar orada. adam izleyicinin iki saat önce izleyip çok eğlendiği programın gerizakalılar tarafından yapılmış olduğunu işaret ediyor. dahası ateşe kendi izleyicisini de atıyor. ama sonunu hiç biryere bağlamadan seyirciyi orada bırakıp diğer görüntüye geçiyor. ekranı başında gülen izleyici kendi aptallığıyla başbaşa kalıyor.
izleyen var mı bilmiyorum ama okan kendi programının medya arkasını da yapmıştı. ve sonra kendi programının medya arkasını yaptığı sahnenin de medya arkasını yaptı. görüntü şöyleydi, televizyonda okan konuşur, sonra kamera zoom out yapar ve o konuşanın televizyon olduğu, okanın televizyonun yanında durduğu anlaşılır. sonra yine zoom out yapılır ve o okan' ın da televizyonda kendi medya arkasını yapmakta olduğu görülür ve gerçek okan o sırada ekranın yanında medya arkasını yapmaktadır.
genel bir değerlendirme olarak da şunlar geliyor aklıma. bugünlerde hep bir "acaba" etrafına konuşup duryoruz. ajdar, tarantino, moore, okan, daum:)... bu adamlar "acaba" deli mi dahi mi?
bu "acaba" aslında yabancılaşmış bireyi sisteme bağlayan motordur. hayatlarımız bir gerçek anlam daha var mı acaba diye sağa sola saldırarak geçerken anlamı her yakalayışımızda elimizin kirini ona bulaştırıyoruz, kendimizi kirli hissettikçe hep bir temiz anlam arıyoruz ve o kirlenince bir yenisi daha. bu havuçtur, bu televizyonda içiçe geçmiş üç okan bayülgen' dir. bu daha iyi kesilen gövdelerdir ama işte yetişemiyoruz ona. anlamın orada olduğuna kesin ikna olmuşuz bir kere, peki gerçekten kaçımız o güzel ve gerçek anlamı orada bulacağına inanıyor? okan anlayana işte bunu söylüyor. anlamayana da davul zurnayla idare etmek düşüyor.
keske bu kadar tv izlemesek de sokaklarda eglenebiliyor olsak...
bu cümleyi en az 3-4 programda söyledi... ama biz hala bu cümleyi tvden duyuyoruz... tam paradoksal bir durum... deli mi dahi mi?
rai wrote:
bu "acaba" aslında yabancılaşmış bireyi sisteme bağlayan motordur.
çok iyi
Martin Mystere wrote:
....sonra kitap yazar gibi yaziyorsunuz burda..
harbiden ya.. hele rai'nin yazdıklarını dört okumada anca anlıyorum..
rai nefis bir yazi yazmissin.. burada birakmamak yaziya eklemeler yapmak lazim.. bu gun isaret ettigin konulari dusunucem butun gun.
türk gençliğinin bilinçli olaraktan düşünmeyen içi boş güdülen birer koyun olarak yetiştirildiğini düşünüyorum bunu eğitim sistemi'ni ve medya'yı kullanaraktan yavaş yavaş başardılar genelde türkiye'de çocuklar ilk okul'da yarış atı gibi ordan oraya savrul'maya başlıyor okul'dan ve sınavlardan arta kalan zamanlarda tek zevkleri televizyon'da önlerine sürülen abuk gubik şeyleri izlemek televole'de gördükleri balon kahramanların hayatlarına özenmek keşke bende laylaya gitsem mankeleri düzsem diye düşler kuruyorlar tabi'ki doğal olaraktan okan gibi mizahcılar magazin medya'sına öfke kusuyor ben okan bayülgen'in az bile yaptığını düşünüyorum ama malesef türkiyede doğru söylemek suç olmuş yalan söyleyen baştacı edilmiş.
Bu, sinemanin, edebiyatin, muzigin yani sanatin varolus sebeplerinden biridir. Muhalif bir dusunceyi cirilciplak soylerseniz, kafaniza vururlar. Ama bunu eglence, espri, drama vb. gibi bir aracla bireyi yakalayarak, kucuk oyunlar oynayarak enjekte ederseniz, gerekli ayari verirsiniz.
Okan bayulgen bunu yapiyor..senden benden fazla sistemin dinamiklerini, olayini cozmus biri, belki de sapina kadar bir sistem karsiti(?). ama soylemini tam zit kutupta durarak, ratingsiz bir dergide yazilar yazarak veya dusuk butceli bagimsiz filmler cekerek yapmiyor. Aksine, medyanin tepesinde oturarak, yetenekleri vasitasiyla da isin kaymagini yiyerek yapiyor. Bir yandan medyadaki karakterlerle ve olaylarla dalga geciyor, cogunlugu eglendiriyor, anlayana da mesajini veriyor, bir yandan da cebinde parasiyla, altinda arabasiyla, yaninda deniz sekisiyle geziyor. “sistemin yanlislarini biliyorum anlatacak yeteneklerim de var, ama ‘yasamak’ da istiyorum, o zaman guderim suruyu...” mantigi.. muhalifi tespitleriyle, suruyu eglenceyle, kendini de statuyle tatmin ediyor...Muhalefet de yaparim, kariyer de...
Printersonla muabbetlerimizden bi alinti: Fenerbahcelisin, ama galatasarayda oynayan bi futbolcusun. Takimin yildizisin. Mac 0-0, dakka 90 GS penalti kazaniyor, ve topun basinda sen varsin...topu AUTA atma sansin var....
Okan bayulgen 90. dakkada topu auta atacak mi, gorecegiz..atarsa buyuk adamdir...ama atmama sansi da var...
belki de, belki de yuzugun gucune yenik dusecektir ha??
Bu haftaki zagayi izlemeyenler muthis bir sovu kacirdi. Sanirim bu hafta okan bayulgen unutulmazlar arasinda yerini alacak bir program ile tv hayatina veda etti. en azindan ben tavirlarindan ve konusmalarindan bunu cikardim. onumuzdeki hafta zaga'yi bekleyenler hayal kirikligina ugrayabilir. cunku bu haftaki sov oyle boyle degildi.
Okan Bayulgen sanki kanaldan atilmak icin her seyi yapti. Hatta bunu o kadar abartti ki evde tum arkadaslar dumura ugradik. Bu adam ne yapmaya calisiyor dedik. Bunlari yaptiktan sonra tv hayatinin biteceginden, bundan sonra herhangi bir kanalda is bulamayacagindan konustuk. ve bir sure sonra okan bayulgen -tam hatirlamiyor olabilirim- sunlari soyledi: "Acik konusmak gerekirse ben artik tv programi yapmak istemiyorum." hepimizi dumura ugratti ve takdirimizi kazandi.
Gosterdigi asil davranistan oturu kendisine takdir ve tesekkurlerimi iletmek istiyorum.
You need to log in to post a reply.