Bu Gün Neler Seyrettik
Locked302 replies · 5,144 views
**Predator vs.Alien ** hakikaten meraklılarına (özellikle Predator meraklılarına) tavsiye edilir.
Collateral Ben çok sevdim bu filmi - zaten M.Mann'ı beğenirim eh oyuncular güzel oturmuş, hele Jamie Foxx'u ilk kez izliyorum, döktürmüş adam. Sonu biraz saçmaydı ama o kadar kusur kadı kızında da olur :)
Twins Effect II Bu bir HK filmi (aynı isimde birinciside var). Bir varmış bir yokmuş tadında masalsı bir öykü - birbirinden sevimli iki başrol oyuncusu, ben keyif aldım ama herkese tavsiye edemem, çok pamuk şekeri - dövüş sahnelerinde yeni birşey yok - been there done that.
House of Flying Daggers Hero'dan sonra hala ısrarla wuxia dalında denemeler yapan Zhang Yimou abimiz yine başarılı olamamış bence. Evet görüntüler süper ama diğer her yönden dökülüyor film. Zaten benim seyrettiğim salonda 30 kişi filan vardı hepimiz kırıldık gülmekten (hiç gülünmeyecek yerlerde) Yani kısaca "nayır nolamaz"ın Çin versiyonu.
Into the Mirror Bu yavaş tempolu, çok iyi kadrolu G.Kore korku filmini bu türü sevenlere tavsiye ederim.
Bilmem kaçıncı kez Donnie Darko :
Bu filmi her izlediğimde apayrı bir zevk alıyorum.Her ne kadar fantastik öğelerle çevrili olsada film çok gerçek,filmdeki herşey nefes alıyor.Zamanda yolculuk kavramına beni inandıran ikinci filmdir kendileri.(İlki Back To The Future'dı)
Ichi The Killer :
Kolay hazmedilemeycek bir çok öğeyi,filmin başından beri süregelen hafif yapay havasıyla kolay atlattım ama her açıdan değil.Miike'nin okunması zor filmler yaptığı ortada,beni bu filmle ilgili en çok düşündüren,şiddeti hem nükleer eleştiri bombalarına maruz bırakması,hem de onu bize çok yakın tutması.İnsanoğlunun doğasındaki içgüdüsel ve tinsel düzen değiştirilirse,karşımıza Ichi ve niceleri çıkıyor,ve dünya artık bu insanlarla doluyor;arkasında bir canavar bırakan,ama içinde pişmanlığın ve suçluluğun büyüdüğü insanlar.Ichi filmdeki belirsiz kontrastın başı,ancak bu kontrasta güvenmek neredeyse imkansız,çünkü olay zincirleri pek de önceden tahmin edilebilir değil,filmdeki her sekans,başlıbaşına bağımsız ama nasıl oluyosa bir o kadar da filmin içinde.Film tam anlamıyla bir şov.Ve söylemeden edemiyeceğim,Kakihara,şimdiye kadar gördüğüm en iyi ve çekici karakterlerden.
Carandiru :
Özgürlüğün tek ve en büyük hayal olduğu tek yer;hapishane.Mutlaka izlenmesi gerekiyor.
triyandafilisus wrote:
...Kakihara,şimdiye kadar gördüğüm en iyi ve çekici karakterlerden.
welcome to the club! :)
hoşbulduk :)
triyandafilisus wrote:
İnsanoğlunun doğasındaki içgüdüsel ve tinsel düzen değiştirilirse,karşımıza Ichi ve niceleri çıkıyor,ve dünya artık bu insanlarla doluyor;arkasında bir canavar bırakan,ama içinde pişmanlığın ve suçluluğun büyüdüğü insanlar.Ichi filmdeki belirsiz kontrastın başı,
gerçekten filmi iyi okumuşsun ben "miike"nin filmlerini çok derinlemesine ele almam.. genelde onun yarattığı sinema evreninde olup bitenden zevk almaya çalışırım ..."ichi" de bir sahne benim çok ilgimi çekmiştir . ichi'nin play sation 2 oynarken uyuştuğu sahne bana kalırsa günümüz entertainment gençliğine bir göndermeydi...
Kesinlikle katılıyorum.O sahnedeki ufak bi detay da göz önünde bulundurulursa-ki bu ichi'nin battaniyeye sarılmasıdır-vurdulu kırdılı oyunların(video oyunlarını kastetmiyorum sadece) esir aldığı yeni jenerasyona sağlam bi gönderme.İchi'nin battaniyeye sarılmasını ben bir gösterge olarak algıladım,yani aslında hem kendini sıcak tutmak,hem de kendini koruma,belki de izole etme isteği bi bakıma.Çünkü insan oğlunun çaresiz zamanlarında sırtını dayamak istediği bi ağaç olmalıdır,kimisi oyuncaklarına sarılır,kimisi ana rahmine,kimisi de battaniyeye.
bu bahsi geçen olay, ps2+izole gençlik durumları capon gençliğine musallat olan yeni bir psikiyatrik rahatsızlığın ta kendisi oluyor. özel bir adı falan da vardı galiba. aramaızdaki nippon eliza hanım eminim konu ile ilgili bi acıklama yapacaktır.
ben dun aksam Jim Jarmusch abimizin Ghost Dog: The Way of the Samurai filmini izledim. puanim 7/10
ayrica daha once animatrix'te calismasini izledigim Kouji Morimoto'nun Memories animasini izlemis bulunuyorum. Buna da 8/10 puanini veriyor, herkese tavsiye ediyorum.
outsider wrote:
eminim konu ile ilgili bi acıklama yapacaktır.
ya hiç bir malumatım yok bu hususta, affınıza sığınıyorum.
Ichi'de benim en çok hoşuma giden sadist vs mazochist olayıydı. Final karşılaşması özellikle acayipti bu açıdan. Birde normalde Miike filmlerinde çok iyi oyunculuk bulamaz insan ama Ichi bu bakımdan tek kelimeyle harikaydı.
Ben neler seyrettim ?
**Ju-On : The Final ** Eğer bir korku filminin sonunda uyuya kalıyorsanız bu filmi tavsiye etmek anlamsız olur değil mi? Siz bence Ju-On : The Grudge'a takılın bu aynı hamaaaaam aynı tas" filmle de zaman harcamayın derim.
Dil-Se Ben Bollywood filmlerini seviyorum - bu da ilginç bir filmdi. Terör ve aşk, meraklısına ve üzücü aşk hikayelerini sevenlere tavsiye edilir (filmde sadece üç şarkı var ve bunların ikisi baş aktörün fantazileri)
Run2U - dandik bir G.Kore filmi, ama ben adamları sevdiğim için ilgilendim doğal olarak. Bütün bu sıradanlığın içinde bazı sahnelerde inanılmaz yoğun duygular layıkıyla ifade edilmişti ama sırf bu bir iki sahne için diğer yavanlıklara katlanılır mı orası size kalmış tabi.
Sabaha kadar film sefası...
X-MEN ve X2
Çizgileri beyazperdede görmek beni hep heyecanlandırır.Sanırım bu yüzden X-men serisini izlemek beni mutlu ediyor.Özellikle Wolverine bitiriyo beni.Kendi türünde gayet iyi filmler olduklarını düşünüyorum.Fantastik filmlere bayılmama rağmen,fazla abartıya dayanamıyorum ama bunlar hayata renk katan ufak tefek detaylar.İnsanın süper kahraman olası geliyor,hayal etmek güzel şey.Seri filmlerine asla önyargısız yaklaşamadığım için X2 hakkında pek bişey söylemesem daha iyi.
E.T.
Baydı,hepsi izlenemedi..Ama olsun ben Spielberg'ün Aritifical İntelligence'ı çekmiş bile olsa bir klasikler yönetmeni olduğunu savunurum(bi yere kadar)
E.t. filmi akıllara zarar,o kadar tatlı bi yaratıkki.Filmden çok E.t. yi seviyorum galiba.
BATMAN
Tim Burton..Burton on Burton..Batman'in bu filmde ilk çıkış sahnesinin (gölge halinde) cel animasyon olduğunu öğrendim.Heralde çizgilerden fırlamış en iyi filmlerden biri Batman'dir.(Aynı zamanda en iyi kahramanlardan biri)Jack Nicholson'a hayran olmamak ise elde değil.
Pek ''kritik'' yapma modunda değilim sanırım..Belki sonra allaya pullaya tekrar yazarım.
Ha bi de Frankenweenie.Burton'ın kısalarından.Film başladığı anda ''evet,bu Burton'' dedirten bi film..Tabi ki Burton yine kendi fantezi dünyasına sadık kalarak,kısa bi şaheser çıkarmış ortaya..Film boyunca kişisel esinlenmeler dolduruyor atmosferi..O karikarüstik atmosfer ne güzel şey ya..
Last edited: Sep 07, 2004, 11:38 AM (1)
Ship Of Fouls (Stanley Kramer)
değişik profildeki insanların bir gemideki hikayesini anlatıyor...belli bir hikayesi yok bi o karekter bi o karekter gidip geliyor filmin oldukça usta bi anlatımı var ..özellikle filmin başında ve sonunda kameraya yani bize karşı konuşan cüce adam aslında tüm filmi özetler nitelikte ..sonuç olarak oldukça keyifli bir film bir an olsun sıkılmadım .....oyunculardan en çok "lee marvin "e hayran kaldım...
Hellboy Benim hoşuma gitti. Zaten Toro'nun action sahnelerini izlemek genellikle keyifli oluyor (öyle gereksiz kesme yapıştırma yok adam gibi ne olup bittiğini izleyebiliyorsunuz). Hani "aman kaçırmayın" filan diyemeyeceğim ama izlerken sıkılmadım.
Tabi aklıma habire Vincent geldi (siz gençsiniz hatırlamazsınız - aynı adam kanalizasyonda yaşayan romantik bir aslan adamı oynuyordu bir TV dizisinde, hep Therau'dan alıntılar falan yapardı)
e sen de bizi çocuk yaptın ama, hatırlamaz mıyız. linda hamilton'a aşıktı deli gibi. o dizi yüzünden mors alfabesi çalışıyodum...
This topic is locked, no new replies can be added.