Bu Gün Neler Seyrettik
Locked302 replies · 5,144 views
days of being wild, `cilgin attigimiz gunler` diye cevrilebilecek bu mustesna yapim bir won kar wai filmi olmasi sebebiyle ask ucgenleri ve benzeri sarmallar uzerinde dolaniyor. leslie chung harikasini kesfetmek icin birebir olan bu mustesna yapim; yaninda gelen maggie chung bonusu ile daha bi kiymetleniyor. leslie yani filmdeki adi ile york, manitalara surekli kotu davranmaktan muzdarip olan duygusuz adinin tekidir. lakin her kotunun bir trajedisi olduuu gibi york un gecmisinde de karanlik bir sayfa mevcuttur. kendisi pictir bir pavyon mamasina evlatlik verilmistir. surekli anne ozlemi ile yanip tutustugundan olsa gerek ilahi guzellik maggie cheung in canina okur; sonra da adi bir pavyon karisinin azina sicar. maggie chung;yorka donmek icin kapisinda yatmaya baslar ama kazin ayagi oyle degildir. york onu kapi disi eder ama bizimki kapi onunde bekleyen polise vurulur, sonra geceleri birlikte oldurmeye baslar. bol bol zaman geyigi yapilan film filipinlerde nihayete erer. bir won kar wai filminden beklenmeyecek derecede siddet dolu olan finalde kendimiziden geceriz. bir de tesaduf beklemektedir bizi. ayni manitaya vurulan iki delikanli tesaduf eseri kader ortakligi yapar ve bir birlerinin hayatini kurtarir. filmde surekli anlatilan bacaksiz ama ucabilen bi kus hikayesi vardir, film filipinlerde sona erer. muzik secimlerinde henuz ilerki zamanlrda ki olgunluguna erisememis olan wonk bir kac cig jazz namesi ile bizi oyalamaya calisir, lakin goruntu atmosfer olayinda yine yarip gecmistir. lakin bana sorarsaniz kendisi hicbi filmiyle happy together in vuruculuguna yaklasamamismir. 2046 ile cosacagimiz gunlere dogru... leslienin ruhu saad olsun beah
Ya bu filmi Leslie öldükten sonra bir kere daha izledim ama vurdu beni yüreğimden.
Bu arada Wong Kar Wai filmlerinde fiziksel şiddet kullanılmıştır (Fallen Angels, Ashes of Time ve As Tears Go By) ama tabi abinin uzmanlık alanı tabi duygusal şiddet.
Happy Together kesinlikle bir başyapıt (bence) ama tabi bana sorarsan Wong'un kötü diyebileceğim hiç bir filmi yok.
Bu arada 2046, Days of Being Wild ve In The Mood for Love ile bir üçlü gibi bir şey oluşturuyor. Ya bir an önce gelse de izlemek kısmet olsa inşaallah, adamlar Paris'te çoktaaan izlediler. (Beni muhtemelen bir seyir kesmeyecektir)
bu şimdi aynı çikolatalı dondurma mı, çikolatalı sufle mi gibi oldu..
evet ikiside tatlı ama çok farklılar.
Leslie'yi ben ilk defa A Better Tomorrow'da görmüştüm ve nefesim kesilmişti güzelliği karşısında. Ayrıca oradaki benim şimdiye kadar izlediğim en (belki de tek) kötü Leslie performansıdır. Acayip sahne karizması olan, bana göre dünya dışı derecede güzel ve çok çok özel bir aktör Leslie. Herkesten başka, kendine özgü, duygusal ve kırılgan.. ne diyeyim öldüğünde ardından (günlerce) gözyaşı döktüğüm tek aktör.
Tony ise benim ideal aktörüm, her şeyi güzel oynar, komedi, drama, melodrama, gişe filmi, sanat filmi ne olursa. Bir rolü kabul etmişse hakkını sonuna kadar verecektir. Bu arada birbakışı nefes keser, kalp durdurur.
Happy Together bu yüzden kendisi harika bir film ama bu iki şahsiyeti bir araya getirmesi bakımından benim için ayrı bir yeri var.
Filmde bence Tony'nin oynadığı karakter kötü ve zavallı bir adamdı (tabi Tony dünyada ne kadar oyunculuk ödülü varsa hakediyor bu performansla)
Leslie'nin karakteri bana her zaman daha sempatik gelmiştir.
Tabi bu ikilinin içinde olduğu bir baba WKW filmi daha Ashes of Time'dır. Hoş Tony'nin rolü pek büyük olmasa bile yine de ikisi bir arada inanılmaz döktümüşler.
Tabi bir de Eagle Shooting Heroes var - harika bir komedi (tabi eğer epey bir wuxia filmi izlemişseniz - nasıl diyeyim Kahpe Bizans gibi bir şey)
Suicide Club İşte yine bildiğimiz Japon korku filmi. Aktörler iyi, senaryo diğerlerine (Ju-On, Tomie etc) nazaran biraz daha düzgün gidiyordu, sonunda mesajı kafamıza vurana kadar. Epey güzel bilgisayarla gore yapmışlar ellerine sağlık, konuda ilginç. Mutlaka arayın bulun izleyin diyemiyorum ama eğer türü ve Japonya'yı seviyorsanız izleyin derim.
** Die Hard ** Bu film zaten bence aksiyon filmleri arasında bir klasik. Ne kadar izlesem bıkmam. Aksiyon dublörleri, patlama efektleri vs filan zaten harika (hemde yapılmasının üzerinden bu kadar zaman geçmesine rağmen) ama bu filmin tüm kadrosu kaya gibi sağlam, senaryo tam dozunda, müzikler süper. Bruce Willis bence iyi oyuncu, film iğrenç bile olsa o her zaman adam gibi bir performans veriyor, burada nasıl desem parlıyor adam yaaa, Alan Rickman benim favori adamlarımdandır, kendisi bulunduğu ortama pozitif değeler katan, mükemmel bir oyuncu olmakla kalmayıp, çok çok seksi bir adam. Rickman'ın kan ve can verdiği Hans Gruber tabii ki aksiyon filmlerinin unutulmaz kötü adamlardan biri. Ne kadar izlesem bıkmam. Aksiyon filmi seviyorsanız ve hala bu filmi görmemişseniz hemen acilen izleyin derim.
Scorpion King Bu filmi sadece Conan çizgi romanları sevenler (ki ben de dahilim bunlara) veya Rock'ın hayranları izlesin. Bu arada Rock'ın kaşlarını kim alıyorsa tebrik ediyorum kendisini.
REQUIEM FOR A DREAM
ilk filmi "pi" ile kendisine hayran olduğum bir şahsiyetti aranofsky..pi ne kadar mükemmel bir film ise bu onun 3 katı mükemmellikte bir film ...aranofsky gerçek anlamda aşmış kendini ... amerikan rüyasının çöküşünü filmin adı gibi bir ağıt şeklinde işlemiş aranofsky helal olsun...not:10/10
VIDEODROME
requiem 'e tv manyaklığı açısından referans olmuş bir film..ancak cronenbergh'in tarzı aranofsky den farklı ...cronenbergh insan beynindeki absürdlükleri gündelik hayatın rutinlikleriyle birleştirerek ortaya çok özgün şeyler çıkartıyor...james woods un televizyon ile seviştiği sahne sinema tarihinin en orjinal sahnelerinden biri bence...
**Mavi ** Ya ben nerelerdeymişim? Nasıl durmuşum bu kadar sene bu filmi izlemeden. Şimdiye kadar izlediğim en iyi filmlerden biri. Kesinlikle kaçırmayın.
The Hours:
Keskin bir feminen duruşu var filmin.Erkek elinden nasıl çıkmış anlayamadım doğrusu.Nitekim bu filmle ilgili genelde ''kadın saçmalığı'' sonucuna varanlar vardı.
Göz kamaştıran bir dram,hatta ironi.Özellikle Virginia Woolf hayranları için büyük bir şölen.3 kadının hayatın farklı zamanlarında,farklı mekanlarında,ve farklı hayat anlayışlarında kesişip dağınık duran ama aslında tek bir bütüne ait bir temada buluşmaları sanki içimizdeki anneye karşı kazanılan bir zafer gibi.
Nicole Kidman ve Meryl Streep filme öyle yakışmışlar ki.
Tekrar tekrar izlenesi.
9/10
Ölü bir Deniz:
Sultanın geç dönemleri.Erotizm ağırlıklı(çok da yakışmış),özlemle ve tükenişle dolu çok sakin bir film.
PSYCHO
hitchcock'un gerçek anlamda izleyiciyi korkutmayı başardığı ender filmlerden biri aynı zamanda vertigo ile beraber en iyi filmi...anthony perkins idol alınacak derecede iyi oynuyor...ve bence sinema tarihinin en inandırıcı ve gerçekçi kötü adamı...birde hitchcock bu filmde birazda kendi sinemasının kilişelerini altüst etmiş..sanki geçmişte yaptığı ve her daim ana karekterin mutluluğu ile biten filmlerine bir gönderme var kendi sinemasına kafa tutmuş bence...
eliza bennet wrote:
**Mavi ** Ya ben nerelerdeymişim? Nasıl durmuşum bu kadar sene bu filmi izlemeden. Şimdiye kadar izlediğim en iyi filmlerden biri. Kesinlikle kaçırmayın.
birde Kırmızı var.izlemediysen mutlaka onuda seyret o daha iyi..
**Beyaz **'ı dün izledim, gayet güzel bir film ve özellikle intikam öyküleri hastası bana gayet güzel geldi. Ancak Mavi bana çok çok farklı şeyler hissettirdi. Ne olduğumu şaşırdım.
Sıra Kırmızı'da inşaallah :)
This topic is locked, no new replies can be added.