Skip to content

Bu Gün Neler Seyrettik

Locked

302 replies · 5,144 views

HE
herrrender
Joined: Apr 03, 2004
148 posts
Nov 24, 2004, 10:10 PM#15965

crimson rivers 2 angels of apocalypse

Bu kadar mantıksız başka film yok heralde. Olivier Dahan Güzel görüntüler çekip atmosferi yakalamış.Muzik ve efektle beslemiş sonrada bunu nasıl boktan bir hale sokarım diye düşünmüş. Sonunda da becermiş.Boşa harcanacak 2 saati olana tavsiye edilir.

Last edited: Nov 26, 2004, 10:09 PM (1)

EL
eliza bennet
Joined: Apr 05, 2004
396 posts
Nov 25, 2004, 10:11 AM#15971

Eveeeeet sonunda üçlemeyi tamamladım

Mavi - beni çok fazla etkiledi, diğer iki filmden açık ara önde

Beyaz - güzel film

Kırmızı - uzun bir süre tekrar izleyeceğimi sanmıyorum. Karakterler beni bozdu, diğer iki filmde yakaladığım pırıltıyı bulamadım (kesin oradadır tabi ben bulamamışımdır) ha kocaman şaheserde hiç mi güzel birşey yoktu derseniz

Filmin müzikleri çok güzeldi

Defile sonrası muhabbet'in habire bölünüp durması

Belki de ben önce Kırmızı sonra Beyaz ve en son Mavi'yi izlemeliydim görünüşe göre.

FI
fiction
Joined: Mar 16, 2004
365 posts
Nov 26, 2004, 09:44 PM#16006

bence Kırmızı sadece serinin değil kieslowski sinemasının zirve noktası...seriyi ilk izlediğimde bende maviyi çok sevmiştim...aradan 1 yıl geçipte seriyi tekrar seyrettiğimde Kırmızı beni adeta çarptı film beni duygusal açıdan okadar etkilemiştiki kendimi tutamayıp ağlamıştım ...

EL
eliza bennet
Joined: Apr 05, 2004
396 posts
Nov 29, 2004, 10:32 AM#16028

Ya konuştuğum herkes aynı şeyi söylüyor ama ben ne bileyim Kırmızı'da sanki bir kötü niyet sezdim filmin başından sonuna kadar. Özellikle de sonunda. Beni rahatsız etti (biliyorum büyük ihtimal ben kendi kendime nem kaptım olmayan rutubetten)

FI
fiction
Joined: Mar 16, 2004
365 posts
Nov 30, 2004, 11:37 AM#16045

Kırmızı için mehmet açar'ın deyimiyle " bir iş günü konuşabilirim"....karekterlerden nem kapma doğal bir şey ..mesela herkesin çarpıldığı "oldboy" nedense beni pek etkilemedi sadece şaşırttı ama sağlam film olduğunu itiraf ediyorum...neyse..

BLADE

uzun zaman sonra tekrar seyrettim ..bence çizgi roman estetiğini sinemaya çok iyi harmanlayan bir film ,özellikle filmin atmosferi ve aksiyon sahnelerindeki estetik bu tür sinemaya kayıtsız kalmayanları keyiflendiriyor...ve de oyunculuklarında çok iyi olduğunu söylemeliyim..

SE
Serdar
Joined: Aug 14, 2002
122 posts
Dec 01, 2004, 06:10 PM#16083

Blade'i ilk seyrettiğimde kafam biraz iyi olduğundan mıdır nedir?disco sahnesinde dayanamayıp dansettiğim için sinemadan atılmıştım.
Bu arada bu haftasonu şu köpekbalığı hikayesine takıldım.Keyifli bir doksan dakka geçirdim,fener maçları haricinde.Karakterlerin oyunculara benzetilmiş olması enteresan ama itici bir fikir olmuş kanımca.Bir de aşırı bir zenci progandası sezinledim niyeyse.Tarafsızlık konusunda oldukça hassasım sanırım.Hiç bu kadar kolay bir film izlediğimi hatırlamıyorum.Vejetaryen köpekbalığı fikrini keşke kapitalizmi faşizmle kardeş yapan amcalar düşünmeseydi.Başka yapımcılardan beklerdim.Malzeme sıkıntısı çekiyorlar herhalde hergeleler..

AN
anteros
Joined: Oct 11, 2004
11 posts
Dec 01, 2004, 07:25 PM#16086

the incredibles...dun gece seyrettim, eglenceliydi, dunyada onlarca super kahraman olsa harbiden guzel olurdu sanirim, ..ama bi cizgi filme yakistiramayacagim kadar hollywood vari yerleri de vardi,...cok iyi tasarlanmis makinalar ve cok eglenceli tipler vardi, ayrica pelerin hikayesi cok guzeldi...

KA
kafakoparan
Joined: Jan 19, 2004
119 posts
Dec 02, 2004, 11:15 AM#16101

bu gün balkonda otururken gelip gecenleri seyrettim.onun dısında masumiyeti bir daha izledim bir de daima lilya yı izledim.2 side güzel,izleyin:)
balkondan gelip gecenleri izlerken birkaç saat sonra bir anda onların da beni izlediğini farkettim.yani tek röntgenci ben değildim,karşılıklı bir röntgen olayı vardı.hatta bir grup ne bakıorsun lan bile dedi geçerken:)
ben de içeri kaçar gibi yapıp,tekrar dışarı çıktım.sonra sıkıldım biraz da çıkıp dolaşıp cevreyi seyredeyim dedim.bu kadar.bitti.

FI
fiction
Joined: Mar 16, 2004
365 posts
Dec 04, 2004, 12:04 PM#16133

KILLER'S KISS

stanley kubrick'in fear and desire 'den sonraki ikinci uzun metraj filmi bazılarına göre ilk filmi olarakda kabul ediliyor..öncelikle film kubrick gerçekten üstad olmadan önceki halini görme açısından önemli..kubrick elindeki malzemeyle olabildiğince iyi bir iş çıkarmaya çalışmış özellikle bazı sahnelerde (boks sahnesi ve baltayla dövüş sahnesi) kubrick'in gelecekteki mükemmelliyetçi sinemasından izler görmek mümkün...kubrick'in ısınma turları diyebiliriz bu film için..sonuç olarak ortada çok sağlam bir düşük bütçeli kubrick filmi var..ben çok beğendim filmi...

EL
eliza bennet
Joined: Apr 05, 2004
396 posts
Dec 06, 2004, 12:26 PM#16148

Brigitte Jones Edge of Reason İşte birincisinin aynısı, ne eksik ne fazla. Bayanlara veya gaylere sırf Colin Firth göz banyosu olması açıısndan tavsiye edilir. Yoksa paranızı harcamayın, TV'ye gelince izlersiniz.

Living Hell Bu film biraz tuhaftı. Neresi tuhaftı derseniz işte orada takılıyorum. Zira film olarak baktığınızda iler tutar yanı yok ama sahne düzenlemeleri çok güzel yapılmış (mizansen mi deniyor tam emin değilim) konu acayip garip ve sapık ama hani dikkat edelim senaryo orasından burasından dökülmesin diye bir kaygısı olmamış yazar yönetmenin. Oyuncular inanılmaz komikti. Hele bir Ken karakteri vardı, aktörüne bayıldım, bu kadar abartılıp bu kadar mu izlettirilir bir karakter? Neyse malum kanlı canlı bir film bu ama özenli davranmamışlar. Makyaj filan'da kötüydü. Ama herşeye rağmen bir göz atın (sadece korku severler) fırsat bulursanız.

CU
curious
Joined: Jul 21, 2002
27 posts
Dec 07, 2004, 08:58 PM#16163

Brigitte Jones Edge of Reason

İngiliz mizahı her zaman belirli bir seviyede niteliğini korumuştur iyi vakit geçirdiğimi belirteyim polat towerside sinemasında tüm seansların 5 ytl olduğunuda ekleyeyim*

**
Before sunrise **

Değerli sinefil yazarı Yekta Kurtcebe nin "Aşk Acısı Çeken Eril Sinefilin Ağrı Kesicileri" başlıklı yazısı aklıma geldi hemen hazır iki film birden yapmayı aklıma koymuşken üstüne bu güzel arkadaşımızla halloween town un kralını saygı ve sevgi ile anıp üstüne bir **HI FIDELITY **patlattım ki süper oldu

* 1. sınıf sinemadır bu arada fiyat promosyon amaçlı hafta içi tüm seans yeri kötü o yüzden bir de

EL
eliza bennet
Joined: Apr 05, 2004
396 posts
Dec 08, 2004, 10:06 AM#16165

Bright Future ben çok sevdim ama galiba azınlıkta kalacağım gibi bir his var içimde.

Şimdi iki tane kanka var bir çamaşırhanede par time çalışıyorlar. Bir tanesi akvaryumda zehirli tür bir deniz anası besliyor. Neyse bunların patronu bir gün eşyasını taşıtıyor ve her nedense bu garip ikiliye yakınlaşmaya çalışıyor. Cd ödünç alıyor, pat diye evlerine gidiyor filan. Sonra bunlardan deniz anasının sahibi bu adamı ve salak karısını öldürüyor, hapse düşüyor ve ya ömür boyu, ya idam cezasını bekliyor.
Baştan söyleyeyim bu film korku, kan vahşet filan filmi değil - ööyle yavaş ilerleyen, aykırı filmlerden biri. Ben her nedense acayip duygulandım bu filmde. Böyle insanoğlu ne garip tarzı düşüncelere filan gark oldum.

Aktörlerin üçüde harika (Asano ve Odagiri ne yakışıklı ne yakışıklı, kostümleri pek salaktı ama adamlar bu kadar hoş olunca çuval giyse güzel duruyor, Fuji amca da cami yıkılmış ama mihrap yerinde bir konumda olduğundan filmin güzelliğinin yanında bir de göz banyosu yapmış olduk)

Tavsiye ederken biraz çekiniyorum ama buraya kadar okuyup ilginç bulduysanız bir göz atın derim

FI
fiction
Joined: Mar 16, 2004
365 posts
Dec 16, 2004, 09:46 AM#16265

İSKENDER

sevmedim ben bu filmi..çok dağınık bir yapısı var..oyunculuklar çok kötü ..angelina jolie (o ne anne be öyle)...savaş sahneleride estetik değil...stone, bir nevi braveheart etkisi yaratmaya çalışmış ama kıyısından geçmiyor...sonuç olarak stone bende çok komplike duygular yaratan bir yönetmen kimi filmleri çok iyi olsada (müfreze,the doors),kimi filmleride (natural born killers ) çekilmicek derecede kötü oluyor...ama en azından iskender katil doğanlar'dan iyi onuda söyleyim..

EL
eliza bennet
Joined: Apr 05, 2004
396 posts
Dec 16, 2004, 09:52 AM#16266

Ya ben Katil Doğanlar'ı beğenmiştim.

Neyse İskender (ya ne zaman Türkçe'sini okusam aklıma kebap geliyor pek severim) konsuunda ben daha Colin Farrel'ın o sarı saçlı garip halini gördüğümde uzak durmaya karar verdim zira adama gülmekten filmi izleyemezdim. Ya tabi birde Troy'dan sonra bir tane daha bu tip Hollywood filmini mide kaldırabilir miydi bilemiyorum.

FI
fiction
Joined: Mar 16, 2004
365 posts
Dec 16, 2004, 10:11 AM#16267

ya truva gene fena değildi...bir kaç iyi oyunculuk estetik savaş sahneleri ve sürükleyici bir senaryo mevcuttu..bu filmde bunların hiçbiri yok koca 173 dakikalık ağır aksak bir film...katil doğanlar konusuna gelirsek benim o filmle kişisel anlamda sorunlarım var ...benim izlediğim en kötü 10 film arasınada girer...filmin başında levyenin yavaşça adamın kafasına gittiği sahne dışında film benim için koca bir kayıp ...

BLUES:The Road to Memphis

cnbce gerçekten çok müthiş bir iş yapıyor bence bu seriyi vererek ...bu haftaki bölümde çok harikaydı...insana blues müziğinin sıcaklığını çok iyi hissettiriyorlar... efsanevi blues sanatçısı Rosco Gordon'un eski sokağına gelip.."sokağımı çalmışlar artık eskisi gibi değil" dediği sahne çok hoşuma gitti...

This topic is locked, no new replies can be added.