Skip to content

Nuri Bilge Ceylan

84 replies · 1,416 views

printerson
printerson
Joined: May 06, 2002
1,034 posts
Jun 13, 2003, 10:04 AM#3864

Nuri Bilge Ceylan

Ving'in önerdiği bu topici de ben açmış olayım...

Dün Uzak adlı filmi izledim ve artık Nuri Bilge benim için bir idoldür... İster böyle hayranlarının olmasını istesin isterse istemesin o benim gözümde bir "star" olarak kalacak...

Artık bir Türkiye'den bir yönetmenin üslubundan söz edebiliyoruz. Zeki Demirkubuz beraber yarattıkları sanat halesi, bir dönem yaratıyor, Türkiye'nin sinema tarihini yeniden yazıyor. Biz de tarihin yazılmasına, bir devrin başlangıcından olgunlaşma dönemine süren bir sürece bizzat şahit oluyoruz...

İyi ki var bu adamlar...

Martin Mystere
Martin Mystere
Joined: May 27, 2002
1,621 posts
Jun 13, 2003, 10:45 AM#3878

ah bir izleyebilsem su "uzak"i... maalesef bu yil sinema gunlerine uzak kaldim.. uzgunum.. ancak daha onceki filmlerini referans kabul ederek nuri bilege ceylan hakkindaki goruslerine katildigimi belirteyim. koza'yi (cannes'da gosterilen kisa filmi) izlemediyseniz mutlaka izleyin ederim. anadolu iletisimin arsivinde var..

ZO
ZooooM
Joined: May 29, 2003
71 posts
Jun 13, 2003, 11:30 AM#3882

peki bu iletişimin arşivinden iletişimde okumayan birisi nasıl faydalana bilir???

Martin Mystere
Martin Mystere
Joined: May 27, 2002
1,621 posts
Jun 13, 2003, 11:57 AM#3886

iletisimde okuyan bir arkadas bulursan faydalanabilirsin -ki buradan arkadas edinebilirsin, epey var-. iletisim ogrencileri her aksam 2 adet film cikarma imkanina sahiplerdi benim zamanimda, sanirim degismemistir.

sermest
sermest
Private Joker
Joined: Jun 06, 2002
1,446 posts
Jun 13, 2003, 12:31 PM#3890

Nuri Bilge gibilerini ben de her susamış acıkmış Türk seyircisi gibi bekliyordum...
İyi ki varlar...
Hatta zamanında köşemde yayınlanan uyarlama şiir de cuk oturmuş oldu Ceylan ve onun izinden yürüyenler için...

ME
mediazazen
Joined: Nov 05, 2002
23 posts
Jun 19, 2003, 07:50 AM#4020

nuri bilge ceylan peki ya seyirciler?????

Uzak filmini izlemeye gitmiştim. Oldukça kalabalık, sıradakiler 30 ar bilet alıp gidiyorlardı. Acaba bana bilet kalacak mıydı? Kalmış. Ama nereden? Arkamda film başından sonuna kadar televole yapan iki kadının tam önünde. Bu iki kadını dinlerken, film boyunca arkamda iki zebaninin uzun ve yapışkan dilleriyle ensemi yaladıkları hissine kapıldım. Yine de kendimi filme vermeye çalıştım. Bu 40 lı yaşlardaki, "parmakları boş" iki kadının aralarındaki diyalog şöyle gelişiyordu: (filmin ismi perdede)"Ölen adamın oynadığı film değil mi bu?" (jenerikte oyuncunun ismi görünüyor) " AAaa bak işte ölen adam buu" (Oyuncu ekranda beliriyor) "Bu bu bu işte bu ölen buuu".

Aaah ah. Film çekilmiş, ödül alınmış ne ki. Sinema yalnızca yönetmenden mi oluşur? Ya seyirciler, ya eleştirmenler. Onlar ne olacak. Türk sineması ilerliyor mu derken. Sinemayı bir bütün olarak ele almak seyirciyi de hesaba katmak lazım mı? Filmi çekmişsin, ancak bir ÖLÜM insanları filmi izlemeye itiyor. Olayın trajikliği bir yana, bu kadınlarınki bir nemfomani değil mi. (söyle pinokyo sen söyle değil mi) böylesi elifi bilmez merteği tanımazlarla hangi ilerleme kardeşim?

Böyle düşününce Uzak filmi şöyle bir hal alıyor. Bu çekmiş, bu anlamış, bu ödül vermiş, bu da salakmış..!!!(aaah hah haa yürü gidelim pinokyo)

sermest
sermest
Private Joker
Joined: Jun 06, 2002
1,446 posts
Jun 19, 2003, 03:45 PM#4030

uzun zamandır kafamı kurcalayan bir sorunun cevabını bulmak için soruyorum:
bir filmin ulaştığı seyirci sayısı ne ifade eder?önemli mi önemsiz mi?önemlidir desem mediazazen'in verdiğiğ örnek karşıma çıkıyor.önemsizdir desem kitleye ulaşmayan eser ne halta yarar diyesim var...
var mı bu sorunun cevabı?

RE
remzi
Joined: Jun 03, 2003
59 posts
Jun 20, 2003, 04:33 PM#4043

bu soruya bi cevap olmayacak ama yine de bir deneyim: Mayıs Sıkıntısı vizyona girdiğinde (şimdiki ödüllerinin yarısını bile almamışken) Nuri Bilge Ceylan'dan bihaber iki arkadaş olarak sinemaya gitmiştik. Salonda biz hariç on kişi ya vardı ya yoktu. Aralarında da sinema kültürü engin bir arkadaş. Aradan sonra ikinci yarı başladığında beraber geldiğim arkadaşın haricinde önde bi amca kalmıştı. Filmi üç kişi bitirebildik. İki gün geçmeden "engin" arkadaşla konuştum, filme ve bağımsız türk sinemasına güzelce giydirdi.
Aradan yıllar geçti. İki hafta kadar önce bi arkadaş sohbetinde karşılaştık bu arkadaşla. Uzak'tan girdi Mayıs Sıkıntısı'ndan çıktı. Türk sinemasındaki bu gelişmeler onu çok sevindirmiş, zaten ilk filminden beri ödüllü yönetmenimizi takip edermiş, üslubunu çok benimsermiş, falan filan. Unutmuş besbelli, beni ikna edemedi. Araya zaman girince bu filmler ona farklı tatlar vermiş diyenleriniz olabilir, ama bence bu sevgili arkadaşım popüler kültüre yenik düşmüştü.

FI
FistandantiLuS
Joined: Jun 02, 2002
67 posts
Jun 20, 2003, 04:53 PM#4044

"popüler kültüre yenil düşmek?" mayıs sıkıntısında ben de sıkılmıştım, üstüne bütün söylenenlere rağmen yine izlesem yine sıkılırım. bu beni popüler kültüre yeni düşmüş mü sayar? ilk godard izlediğimde "amaaann" demiştim şimdi hastasıyım. bu durumda o arkadaşından pek farklı değilim. bence bu anlattığında problem yok.

sermest
sermest
Private Joker
Joined: Jun 06, 2002
1,446 posts
Jun 20, 2003, 06:48 PM#4045

FistandantiLuS wrote:
"popüler kültüre yenil düşmek?" mayıs sıkıntısında ben de sıkılmıştım, üstüne bütün söylenenlere rağmen yine izlesem yine sıkılırım. bu beni popüler kültüre yeni düşmüş mü sayar? ilk godard izlediğimde "amaaann" demiştim şimdi hastasıyım. bu durumda o arkadaşından pek farklı değilim. bence bu anlattığında problem yok.

Ben sana hak veremiyorum...bir insanın bir filmi aralıklı zamanla tekrar izlediğinde değişik görüş ifade etmesi filmden kaynaklanamaz..o filmin izlendiği mekan,o günkü ruh hali veya sende olduğu gibi bazı önyargılar buna sebep verebilir...
bu sebeple remzinin verdiği örnek bir u dönüşünün habercisi...
fakat biz ne diye başladık nereye geldik?

printerson
printerson
Joined: May 06, 2002
1,034 posts
Jun 22, 2003, 08:31 PM#4063

İyi de Sermest sen sordun soruyu, nerden nereye gelmiş diyosun...

Bence bir süredir kafanı kurcalayan soru öyle çok derin ve değişik bir soru değil. Bazıları izleniyor, bazıları izlenmiyor... Bazılarının duyurumu iyi oluyor bazılarının olmuyor... Sırf iyi pazarlandığı için "iyi sinemaseverler" bir kısmına kötü diyor filmlerin... Sırf kötü pazarlandığı için bağımsız sinema deyip kıymete biniyor... İyi pazarlanıyor izleniyor... Kötü pazarlanıyor izlenmiyor... Öyle oluyor, böyle oluyor...

Nuri Bilge'nin filmleri süper...

sermest
sermest
Private Joker
Joined: Jun 06, 2002
1,446 posts
Jun 23, 2003, 10:51 AM#4107

printerson wrote:
İyi de Sermest sen sordun soruyu, nerden nereye gelmiş diyosun...

Bence bir süredir kafanı kurcalayan soru öyle çok derin ve değişik bir soru değil. Bazıları izleniyor, bazıları izlenmiyor... Bazılarının duyurumu iyi oluyor bazılarının olmuyor... Sırf iyi pazarlandığı için "iyi sinemaseverler" bir kısmına kötü diyor filmlerin... Sırf kötü pazarlandığı için bağımsız sinema deyip kıymete biniyor... İyi pazarlanıyor izleniyor... Kötü pazarlanıyor izlenmiyor... Öyle oluyor, böyle oluyor...

Nuri Bilge'nin filmleri süper...

print.yanlış anlamışsın..
benim sorduğum soruya cevaptan öte bir filmi iki kez izlersen ne olura gitti durum..onu belirtmek istemiştim..
bir de kafamı kurcalayan sorunun çok derin ama simple olduğunu söylemek isterim.

neyse,senin açtığın konuya daha fazla tecavüz etmeyelim

Nuri Bilge'nin filmleri güzel...

ME
mediazazen
Joined: Nov 05, 2002
23 posts
Jun 24, 2003, 06:35 AM#4122

Nuri Bilge Ceylan

Bir film bir anlam, bir filmi neden anlıyorum neden anlamıyorum sorusunun ya da kim anlar kim anlamaz sorusunun, bence iki boyutlu bir yanıtı var. Bir tanesi gösterge boyutu ile ilgili; düşünün alfabe bilmeyen birinin çok güzel bir edebiyat yapıtını kavraması beklenir mi? Peki okuma yazmayı yeni öğrenmiş biri anlayabilir mi? O dil oyunlarını, yan anlamları, cümledeki şiir gibi asonansı rezonansı, falan.. bunlardan zevk almak için biraz o dili bilmek lazım değil mi? İşte bu birinci katman, bir göstergeler sistemi olarak sinemanın göstergelerini çözebilmek. Burada sinema yazarlarının önemi var diye düşünüyorum. İkinci boyut ise anlam boyutu, bir anlam anlaşılmıyorsa, bence ya o kişinin hayatında o anlama karşı bir tanıdıklık yok, ya da o anlama hayatında bir yer yok. Fakat bazen öyle filmler oluyor ki, hayatınızdaki durumu, iç organları parmaklarıyla aralayan bir cerrah gibi aralayıp anlama yer açıyor. Ya da bazen farkındalığı sağlıyor sinema. Ne demişler ağrıyan organ kendini hissettirir. İşte bazı filmlerde burda, içimizde anlamın aslında olduğu ama farkında olmadığımız organlarımızı titretiyor, ağrıtıyor, bazen acıtıyor, ve hissetmemizi sağlıyor. Nuri Bilge Ceylan'ın filmleri biraz böyle gibi. Eh ondan sonrası artık izleyiciye kalmış. Alan alır almayan yaya kalır.(Yürü len pinokyo eki eki eki!!)

AT
ataraksiyant
Joined: Jul 05, 2003
224 posts
Jul 05, 2003, 09:39 AM#4617

nuri bilge bir röportajında (ender bi hadise sırasında yani) ben de tarkovski'nin ilk filminin yarısında çıkmıştım ama sonra algıladım onun tarzını dedi sanırım nuri bilge ve zeki d. için de biraz zaman gerekiyor bir arkadaşılm cannesdan bonra uzakın yeniden gösterime girmesiyle ilgili olarak "tabi canım biz türk milleti uyanık milletiz, öyle ne olduğu belirsiz filme boşuna gider miyiz, hele bi gitsin ödül falan alsın ispatlasın rüştünü, sonra izleriz" demişti. Biraz da öyle, yani türk filminden zaten bi halt çıkmaz, du bakalım iyi bi şeyse belli olur modunda uyanık takılan seyircilerimiz var.
bunun dışında geniş kitleye ulaşma meselesinde nuri bilgenin üstadı tarkovskinin bir lafı var, daha çok seyirciye ulaşmak isteyen yönetmenin tek derdi, daha çok seyincisinin cebine ulaşmaktır der dolayısıyla ceylandan asla böyle bir girişim bekleyemeyiz, beklememek de gerekir, bu ülkenin medyasını "halk böyle istiyor" zırvalığını ortaya atan televole zihniyeti yerle yeksan etmedi mi, şimdi sinema da mı böyle olsun?

boşveriiin hangi dahi zamanında keşfedilmiş ki ;)

printerson
printerson
Joined: May 06, 2002
1,034 posts
Jul 05, 2003, 10:37 PM#4630

ataraksiyant! bu zamana kadar nerelerdeydin?
Seni tanımasam da bu mesajından dolayı çok fena destek atıyorum. Hoş geldin sefa geldin...

You need to log in to post a reply.