Skip to content

korsan cd vakası

127 replies · 1,875 views

printerson
printerson
Joined: May 06, 2002
1,034 posts
Oct 21, 2003, 04:24 PM#6419

Ya sermest daha kaç kere yazmak kaç değişik argüman kurmak gerekecek sana bazı şeyleri anlatabilmek için bilemiyorum. Bu kadar anlaşılmaz ve komplike yazmadığımı da düşünüyorum ama senden sürekli aynı cümleleri okuyor olmak da hafiften sıkmaya başladı. Bildiğim kadarıyla iktisat okumuşsun. Yazdıkların neresinden bakarsan bak kapitalizmin sınırlarından dışarı çıkamıyor. Bu durumdan rahatsız olmayabilirsin ki normaldir, hepimiz aynı dünyada yaşıyoruz. Ama klavyenden eleştirelliği benimsemiş bir iki cümlenin çıkmasını samimiyetle isterdim. Sen git orjinal dvdlerini izle, ya da çizik cdleri kirala (ki bu topicte bu mantığa girmeyi hiç istemezdim). Korsan alanları da hainlikle suçla... Ama sermest... Sudaki balığı bilir misin? Neyse...

Biraz olsun hatalı olabileceğini düşünüyorsan "erişim estetiği" diye bir kavram var. Onu araştır öğren. Şimdi ben anlatırsam sen daha okuduğunu hazmetmeden nasıl yanıtlayacağım diye düşünmeye başlayacaksın. Sana tavsiyemdir. Ama şu kadarını söyleyeyim ki bu konuda yazdıklarını haklı bulmayı, sahip olduğum tüm değerlere karşı gelmek olarak algılarım. Verdiğin tüm örneklerle ilgili yazabileceğim çok şey var. Ancak önce nerede yaşadığını fark etmen lazım. Sonra konuşuruz... Kırdıysam özür dilerim...

sermest
sermest
Private Joker
Joined: Jun 06, 2002
1,446 posts
Oct 27, 2003, 08:24 AM#6457

ya print,
peki benim kaç kez yazmam gerekiyor bu tartışmanın kişisel cevaplara dönüşmemesi gerektiğini...rai ile girmiş olduğumuz diyalogda ne yaşandıysa aynısını sen de tekrarlıyorsun...
kardeşim diyorum ki ben bu konuda yorum yapmak için erişim estetiğini araştırmak zorunda değilim.insanların kıçına soktuğu yıldızlı bir değnek değil ki bu kitaplar hayatın anlamını verebilsin...
kapitalizm meselesine gelirsem,tartışmanın başından beri karşı tarafı hiç okumadığına,benim yazılar ekrandan akarken tırnaklarını kestiğine,burnunu karıştırdığına kanaat getireceğim...
kapitalizm ile uzaktan yakından alakam yok ve yazdıklarımın hiçbir cümlesi de o bahsettiğin piyasanın daha da güçlenmesi için yazılmış değil...

rai,
bahsettiğin özetleme ile ilgili bir kısıtlamam yok...benim içimden geçen hislerin aktarılmış şekli..fakat sadece bir boyutunun...bir diğer boyutu ise toplumsal yansıma...

enformal sektör terimini kayıt dışı sektör olarak anlatmak istemiştim...
ben genel olarak bir soru sormak istiyorum...

sinema izleyicisi ve çevresine,üretim değerlerine,toplumsal gelişim düzeyine,ekonomiye olumlu etkide bulunmayan korsan oluşumunu niye savunuyorsunuz?

formal sektöre katkısı olmamasına bu yüzden bir önceki mesajımda dikkat çekmiştim.asıl demek istediğim sizi bu konuda hararetli bir savunucu yapan ne?
şu ana kadar konuşulanlar üzerinden savuma noktanızın ana hattını çözemedim...devamlı bir analiz yapılıyor,sosyolojik,ekonomik,psikolojik sonuçlar çıkarılıyor ama bu sonucu ne tür bir savunmaya dönüştereceksiniz onu merak ediyorum...

printerson
printerson
Joined: May 06, 2002
1,034 posts
Oct 27, 2003, 01:59 PM#6461

sermest wrote:

sinema izleyicisi ve çevresine,üretim değerlerine,toplumsal gelişim düzeyine,ekonomiye olumlu etkide bulunmayan korsan oluşumunu niye savunuyorsunuz?

Hem kapitalist bir söylemi savunmadigini söylüyorsun hem de böyle bir sey yaziyosun sermest... Su yazdigin seyden ne anlamam lazim da bi tarafindan anliyorum onu söyle bari?

Ayrica ben sana kütüphaneleri devir içinde kaybol demiyorum ki... Bu tartismada bir yere gelmek için erisim estetigi denilen seyin ne oldugunu bilmen gerekiyor diyorum. Merak etmiyorsan saygi duyarim ancak argümanlarini da geçersiz kabul ederim.

RA
rai
Joined: May 30, 2002
645 posts
Oct 27, 2003, 02:11 PM#6462

çok naif bir cevap vereceğim.

üçüncü dünya korsancılığı (sanırım informal ekonomi olarak tanımladığın şeyle örtüşüyor), kapitalist realite içerisinde "korsan" ve "savunulma"ya ihtiyacı olan bir şey. ancak bırakalım marksizmi veya erişim estetiğini, iktisat okuduysan bilirsin belki; core-periphery yani merkez-çeper diye bir toeri vardır ki, zannımca tek kutuplu bir dünya düzeni içerisinde gerçekliği senin argümanlarına denk düşen ekonomi kuramlarından çok daha fazladır. aynı konuyu merkez-çeper teoremi üzerinden okumaya çalışırsan farkında olarak ya da olmayarak referans gösterdiğin liberal, neo-liberal kuramların nerede hata yaptığını ve dahası bu işin bizzat sorumlusu olduğunu farkedebilirsin. bu durumda meşruiyetini daha açık bir ifadeyle korsanlığını savunmak zorunda kalacak olanlar yer değiştirir. yani bu durumda dava düşer.

"yanlış bir hayat doğru yaşanmaz" şeklinde örneklenen yaklaşımda da, erişim estetiği ile işaret edilen yaklaşımda da, merkez-çeper teoremi bağlamında da, einstein' in görecelilik kuramı bağlamında baktığında da, dava düşüyor. kısaca dava senin farkında olarak ya da olmayarak referans aldığın kuramlar dışındaki pek çok kuram nezdinde de düşüyor. bunları bilmen gerekmiyor, ancak böyle olabileceğini düşünemiyor olmanı anlayamıyorum. savunma hattımı kurduğum şey de biçem olarak, kayıtsız kalınamayacak bir dogmatizmi yeniden üretiyor oluşun.

P.S. üslup konusunda daha dikkatli olmaya çalıştım. içerik daha görünür olmuştur umarım.

sermest
sermest
Private Joker
Joined: Jun 06, 2002
1,446 posts
Oct 28, 2003, 07:22 AM#6471

"sinema izleyicisi ve çevresine,üretim değerlerine,toplumsal gelişim düzeyine,ekonomiye olumlu etkide bulunmayan korsan oluşumunu niye savunuyorsunuz?"

Ya Allah aşkına şu cümlede yer alan kapitalizmi bana göster.Ben diyorum ki illa birbirimizi kalıplara sokmayalım münazır olalım diye bas bas bağırıyorum ama duymuyorsun printerson...

sermest
sermest
Private Joker
Joined: Jun 06, 2002
1,446 posts
Oct 28, 2003, 07:47 AM#6472

rai wrote:
çok naif bir cevap vereceğim.

üçüncü dünya korsancılığı (sanırım informal ekonomi olarak tanımladığın şeyle örtüşüyor), kapitalist realite içerisinde "korsan" ve "savunulma"ya ihtiyacı olan bir şey. ancak bırakalım marksizmi veya erişim estetiğini, iktisat okuduysan bilirsin belki; core-periphery yani merkez-çeper diye bir toeri vardır ki, zannımca tek kutuplu bir dünya düzeni içerisinde gerçekliği senin argümanlarına denk düşen ekonomi kuramlarından çok daha fazladır. aynı konuyu merkez-çeper teoremi üzerinden okumaya çalışırsan farkında olarak ya da olmayarak referans gösterdiğin liberal, neo-liberal kuramların nerede hata yaptığını ve dahası bu işin bizzat sorumlusu olduğunu farkedebilirsin. bu durumda meşruiyetini daha açık bir ifadeyle korsanlığını savunmak zorunda kalacak olanlar yer değiştirir. yani bu durumda dava düşer.

"yanlış bir hayat doğru yaşanmaz" şeklinde örneklenen yaklaşımda da, erişim estetiği ile işaret edilen yaklaşımda da, merkez-çeper teoremi bağlamında da, einstein' in görecelilik kuramı bağlamında baktığında da, dava düşüyor. kısaca dava senin farkında olarak ya da olmayarak referans aldığın kuramlar dışındaki pek çok kuram nezdinde de düşüyor. bunları bilmen gerekmiyor, ancak böyle olabileceğini düşünemiyor olmanı anlayamıyorum. savunma hattımı kurduğum şey de biçem olarak, kayıtsız kalınamayacak bir dogmatizmi yeniden üretiyor oluşun.

P.S. üslup konusunda daha dikkatli olmaya çalıştım. içerik daha görünür olmuştur umarım.

şimdi bu son yazılanlardan da anlıyorum ki printerson ve sen olayları yorumlama yönüne giderken "egemen kültür" savaşçıları olarak biçimleniyorsunuz benim gözümde.(yani anarşizm...elbette bir hatam varsa düzeltiniz...sonunda sizi yanlış kalıplara sokmak istemem)

buradan hareketle ben de diyorum ki,öne sürmüş olduğunuz fikirler ve ortaya atmış olduğunuz sebep-sonuç ilişkileri tamamiyle bugünün sonuçları...
Kapitalist sisteme açılmış bir savaş ve ağır bir darbe olarak nitelendirdiğiniz bu korsan meselesiyle ilgili ilginç bir hikaye vardır.Miloşevski dönemi Sırbistan'a bir yıl içinde iki yüz elli binden fazla korsan amerikan filmi içeren cdler girmiştir.ve el altından satılmaya başlanmıştır.bu filmlerin ülkeye girişini sağlayan da amerika'nın ta kendisidir...
amaç,ileride oluşabilecek bir amerikan saldırısında veya harekatında halk ile iyi ilişkiler kurmak içindir...yani bir nevi iletişim aracı olarak sinema kullanılmıştır...
şimdi işin başka bir yönü var...sırbistanda büyük kitleler bir pazar günü sivil toplum örgütlerinin organizasyonuyla oldukça büyük bir gösteri yürüyüşü yapmak isterler...Miloşevski kendisi için son derece olumsuz bu durumu yok etmek için ne yapar dersiniz?
Bizzat sırbistan devlet televizyonundan gün boyunca "korsan" filmleri gösterir..."

şimdi ben bu örneği niye anlattım...anlatmamın sebebi korsan meselesi sadece bir egemen güce karşı ayaklanma materyali değildir...yeri geldiğinde kitle uyutma silahı da olabilir,kültürel sömürgecilik de içerebilir...vs...

şimdi bu noktadan hareketle bizim ayrıldığımız noktaya geliyoruz...
korsan piyasası sizin o egemen gücünüze darbe vururken ve zarar verirken ülkedeki kültürel gelişimi de yerlerde süründürüyor...
siz egemen gücün yıkılmasıyla bütün zararların telafi edilebileceğini ve yeniden bir gelişimin yaşanacağını söylüyorsunuz ben ise diyorum ki hakimiyet her zaman olacaktır sadece bazen el değiştirir...
Bu yüzden yıkım yönüne gitmektense bahsi geçen korsanın tüm yönlerinin zararlarından korunmak gerekir...

Martin Mystere
Martin Mystere
Joined: May 27, 2002
1,621 posts
Oct 28, 2003, 09:00 AM#6474

korsan meselesinde benim de bir cift lafim var.

tartismanin basindan beri meseleye kuramsal acidan yaklasmamistim. bir "tuektici" olarak kendi cikarlarimi ne yonde etkiliyor ona baktim. ancak rai ve printersonun kuramsal yaklasimlari gercekten anlatmak istediklerimi gayet iyi teorize ediyor. yine isitip isitip ayni seyleri konusmayacagim.

iyi bir korsan cd kolleksiyoncusu oldugumu soyleyemem ama meselenin bana daha uygun dusen tarafi olan korsan muzik acisindan bakmayi deniyorum ki birbirinden bu anlamda bir farki yok.

bu kapitalist endustri denilen tek disi kalmis canavar herseyi satilabilen bir mala cevirmeyi basariyor malumunuz. artik sanatsal bir takim aktiviteleri izlemek icin de ciddi paralara ihtiyaciniz var. sevdiginiz bir grubun albumunu dinlemek icin 15-20 dolar karsiligi ni gozden cikarmaniz gerekiyor. ayni sekilde filmler icin de gecerli bu.

lise yillarindan kasetler toplayarak iyi bir muzik kolleksiyoncusuydum. o zamanki alim gucuyle iki haftada bir album satin alibiliyordum. sonra birbirimizden albumleri kopyaliyorduk. bu da korsan album olayinin bir baska yonu aslinda. pek cok film arsivcisi de birbirinden film kopyalar. eminim sermestin elinde de televizyonlardan cekilmis onlarca film vardir ve eminim rica etsem bunlarin bir kismini benimle paylasir. cogaltim yoluyla da bir anlamda sistemin korsan diye adlandirdigi eylemin icerisindeyiz hepimiz.

film eserleri elbette sinema salonlari icin uretilmistir. oyle ya da boyle televizyondan dahi izledigimiz filmler kendilerinden bir seyler kabediyorlar (goruntu kalitesi, cerceve oranlari vs..). bu durumda kopya olan her sey orjinalligini yitiriyor dogal olarak..

sanat eserinin kapitalist uretim ve tuketim iliskileri nedeniyle endustriye donustugu, endustri kavrami icerisinde konusulabildigi bir ortamda sanatin kitlelere ulasmasinda (kitlesellesmesi ya da popilist olmasindan soz etmiyorum) yardimci olabilecek her turlu araca katkida bulunmayi uygarlik adina eylem kabul ederim ayniz zamada.

artik korsan sayesinde yuzlerce gruba ulasabildim, bu gune kadar dinleyebilmek icin binlerce dolar para harcamam gereken sanat eserine ulasabildim ve estetik begenim gitgide gelisiyor (isin bu yonu de onemli sanirim). buraya gelmesi bile buyuk rastlantilara bagli olan filmlere ulasabiliyoruz.

isin en celiskili boyutu olarak "ama sanatcilar para kazanamiyor" yakarmasi var. evet dogru. ancak bu da sanatin ve sanatcinin alinip satilan bir mal olarak goruldugu piyasa degerlerinin sorunudur bence. benim dinledigim gruplarin buyuk cogunlugu yaptiklari albumleri satarak para kazanamiyorlar zaten. o paralari studyo sahipleri goturuyor. onlar icin en buyuk gelir konserler. henuz korsan konser de icat olmadigina gore... film "endustrisi icin de gecerli".. ornegin nuri bilge ceylan'in vcd'den ve hatta gise gosterimlerinden para kazandigini dusunmek biraz saflik olur gibi..

sonuc olarak her seyi aninda paraya donusturen bu piyasa degerleri sanatla arama engeller koyuyor ve ben bu engelleri korsan sayesinde asiyorsam yasasin korsan.

CA
caggins
Joined: Jul 27, 2003
472 posts
Nov 06, 2003, 07:43 AM#6509

eskişehirde sokakta EXTRAORDİNARY GENTLEMEN-2 yi gördüm alıp daha film çekilmeden izleyecem.

printerson
printerson
Joined: May 06, 2002
1,034 posts
Nov 07, 2003, 12:27 PM#6519

caggins wrote:
eskişehirde sokakta EXTRAORDİNARY GENTLEMEN-2 yi gördüm alıp daha film çekilmeden izleyecem.

Ohh pek güzel yapıyorsun... güle güle izle...

printerson
printerson
Joined: May 06, 2002
1,034 posts
Dec 01, 2003, 09:08 AM#6786

bu aralar film afişlerinde "tüm dünyayla aynı anda" vb. yazılar oluyor.
yüce korsan, sen nelere kadirsin...

CA
caggins
Joined: Jul 27, 2003
472 posts
Dec 03, 2003, 03:36 PM#6839

korsan cd vakasına kısmen karşı değilim. mesela sinemalarda her filmden önce yarım saat kafa ütüleyen o şimdi asker görüntülü korsana hayır kampanyası beni tilt ediyo umarım o şimdi askerin bol miktarda korsanı satılır. ayrıca hollywood yapımlarında da düzgün kopya korsanları sonuna kadar destekliyorum.

sermest
sermest
Private Joker
Joined: Jun 06, 2002
1,446 posts
Dec 08, 2003, 08:37 AM#6924

Resmi Gazetede iki gün evvel yayınlanan kanun yönetmeliği ile birlikte korsan alım-satım-takas-kiralama yoluna gidenler tespit edildiği andan itibaren "11" yıldan başlayan hapis cezası istemi ile yargılanacaklar.Aynı şekilde korsan yayın üretimi ve dağıtımı yaptığı tespit edilen şahıslar için de "20" yıl hapis istemiyle dava açılacaktır...

printerson wrote:
yüce korsan, sen nelere kadirsin...

evet evet öyle...:)

RA
rai
Joined: May 30, 2002
645 posts
Dec 08, 2003, 11:15 AM#6926

istisnai karakterler dışında yasalar bilinci veya kültürü belirleyemez ki. belirlese bile korsanı tercih etme eğilimi yaklaşık yaklaşık altı kuşak sonra falan tamamen ortadan kalkacak ki zaten o zamana tahminen biz bi filmi internette 1 saniyede falan uplaod ya da download edebiliyor olacağız. istedikleri kadar ceza versinler nolur yani. polisler, savcılar, hakimler korsan cd almıyo mu sanki. dahası burada bir takım hukuki saçmalıklar var. hukukun genel karakteri zaten bu tip saçmalıklar yapmaya elverişli. mesela ben şimdi senden bi divx alsam ve kopyalasam hapse mi gireceğim. ya da sinefilin takas bölümünden faydalanan insanlar hücrelerde çürümeyi hak eden adi suçlular mı. bunlar da korsan. bizim okulun son derece geniş bir film arşivi var mesela. ancak çoğunluğu televizyondan çekme, yani korsan. ben şimdi okulu ihbar etsem polis gelip basacak mı, yoooo. tut ki bastılar ve bütün filmleri imha ettiler. bu ülkenin potansiyel sinemacılarının, set elemanlarının yetiştiği bir okulun sinema arşivinin olmaması türk sineması adına yararlı mı sence?

hukuk eğer herkes içinse bunları da yapsınlar. sen o zaman bana türk sineması artık daha güzel günlere doğru yelken açacaktır çünkü en büyük sorunundan kurtuldu diyebilecek misin sermest.

bu ülkenin en iyi yönetmenleri eşine dostuna kendi filminin temiz korsan kopyalarını veriyo. bunu bizzat yaşayan forum müdavimleri var aramızda. onları da hapsedelim mi ne dersin.

dallama bürokratlar ve vekillerimiz mi çözecek bu sorunları. bırak allaasen. seninle yaptığımızın yarısı kadar bile dişe dokunur bir tartışma yapılmadan alınan ve kamusal alanda gerçekliği olmayan yasayı yiyim sana bişey olmasın sermestçiim.

bu arada geçenlerde okuduğum bişey; yasalara göre bu ülkede erkeklerin başlarına siperli serpuş dışında herhengi bir şapka takması da yasak. insanlar buna uymadığı için siperli serpuş üreticileri zor duruma düşüyo naapsak ki sence?

sermest
sermest
Private Joker
Joined: Jun 06, 2002
1,446 posts
Dec 08, 2003, 11:39 AM#6927

valla öncelikle raiciğim güzel cevabın için hürmetlerimi sunarım...
hem güldüm,hem eğlendim,hem de bilgilendim...
amaaa..
antiparantez içi anti parantez birşey var benim diyeceğim...

kişisel arşiv maksadıyla internetten divx indiren bir kişi ile indirdiği bu divxlerle kendine haksız kazanç sağlayanları ince bir kalemle ayırmak isterim...

ayrıca hukuksal bağlamda zaten bir divx filmini internetten kendi bilgisayarına indirmek suç teşkil etmiyor...bu materyali pazarlama noktasına girdiğin zaman illegal oluyor zaten mesele...

bu arada konu tekrar açılmışken küçük bir öykücükten bahsetmek istiyorum...
korsancılar video kiralama dükkanlarına dağıttıkları filmlerin bir cd'sine (teknolojik bilgim yetmediği için tam ne yaptıklarını bilemiyorum)kopyalama önlemi koyuyorlar.bilgisayara taktığınız cd bilgisayar tarafından okunmuyor...korsan arkadaşlar diğer meslektaşlarına karşı bir önlem alıyor anlayacağınız...

hani özgür dağıtım?
hani büyük dağıtım kanallarına açılan savaş?
korsan bile kendine önlem alıyorsa daha ne denebilir ki?

ben de geçenlerde birşey okudum.korsan yasalarına göre bu ülkede belli başlı dingillerin dışındakilerin korsan mahallinde racon satması yasak.küçük korsanlar filmleri kopyalayamadığı için dingillerin yağlı tarafları gün geçtikçe büyüyor naapsak ki?

printerson
printerson
Joined: May 06, 2002
1,034 posts
Dec 08, 2003, 12:01 PM#6928

sermest wrote:
Resmi Gazetede iki gün evvel yayınlanan kanun yönetmeliği ile birlikte korsan alım-satım-takas-kiralama yoluna gidenler tespit edildiği andan itibaren "11" yıldan başlayan hapis cezası istemi ile yargılanacaklar.Aynı şekilde korsan yayın üretimi ve dağıtımı yaptığı tespit edilen şahıslar için de "20" yıl hapis istemiyle dava açılacaktır...

printerson wrote:
yüce korsan, sen nelere kadirsin...

evet evet öyle...:)

ah bea... faka bastım! atacaklar beni içeri. ama ya beni bulamazlarsa... ya kanunun bir açığından yararlanırsam... o takdirde de darbe yapılsın... sermestin koymuş olduğu sevimli karar işte o zaman tadından yenmez. ne güzel benim ülkem ya... yasadışı her şeye nasıl tedbir alıyor di mi? sevindin di mi sermest?

You need to log in to post a reply.